Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2019/19 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak

yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/1361 Esas, 2021/1950 Karar Sayılı Kararı ile
Sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 58 ... maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,

Karar verilmiştir.

Sanık Müdafinin Temyiz İstemi, meşru savunma ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırmaya, haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Dosyası tefrik edilen katılan ... ile sanık ...'un boşanma aşamasında olup bir süredir ayrı yaşadıkları, katılan ...'ın ise ...'nin erkek arkadaşı olduğu, olay tarihinde sanığın kiralamış olduğu araç ile boşanma aşamasında olduğu eşinin ikametinin bulunduğu Konaklı Mahallesine gittiği ve eşinin eve gidip gelirken kullandığı sokak üzerine aracını park ettiği, bu sırada katılan ...'nin erkek arkadaşı olan katılan ...'ın da aracı ile aynı sokak üzerinde ...'yi beklediği, ...'nin araca doğru yürüdüğü esnada, sanığın aracı ile katılan ...'nin arkasından gelerek 4-5 metre mesafeden av tüfeği ile ...'nin bacağına doğru bir el ateş ettiği, devamında 5-10 metre mesafeden ...'ın içinde bulunduğu aracın şoför mahalline iki el ateş ederek olay yerinden ayrıldığı, katılan ...'ın alnının sağ tarafı ile sağ omuzundan basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, olay yerinde yapılan incelemede katılan ...'ın içinde bulunduğu aracın ön cam sol tarafında av tüfeği saçma taneleriyle meydana geldiği anlaşılan giriş deliği olduğu, camdan içeri giren saçma tanelerinin arka tarafta aracın kasa kısmına çarparak iz oluşturduğu, aracın direksiyon kısmında ve koltuğunda kan izlerinin olduğunun tespit edildiği anlaşılan olayda, sanığın, boşanma aşamasında olduğu eşi ile arasında gönül ilişkisi olduğunu bilmesi nedeniyle husumet duyduğu katılan ...'ı öldürmeye elverişli av tüfeği ile elverişli mesafeden, aracın sürücü koltuğunda oturması nedeniyle kaçma imkanı olmayan katılanı hedef alarak 2 kez ateş edip, hayati bölgelerinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, katılanın olay esnasında yere eğilmesi sonucunda daha ağır neticelerden kurtulduğu, sanığın, ani gelişen kast ile haksız tahrik altında katılan ...'ı öldürmek amacıyla hareket ettiği anlaşılmakla, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanı, olay yeri inceleme raporu, kollukça tutulan tutanaklar, Alanya Eğitim Araştırma Hastanesince tanzim olunan 11.04.2019,30.04.2020 tarihli rapor, ... Kriminal Polis Laboratuvarı'nca tanzim olunan 17.10.2018 tarihli uzmanlık raporu, sanığın adli sicil ve nüfus kayıtları ve tekerrüre esas ilâmı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihi itibariyle sanık ...'un inceleme dışı katılan ... ile evli olduğu ancak boşanma aşamasında olduklarından ayrı yaşadıkları, ...'nin katılan ... ile ilişkisinin bulunduğu, bu ilişkinin sanık tarafından bilindiği, olay tarihinden önce sanığın, katılan ... eşinin beraberliklerini sosyal medyada göstermeleri nedeniyle öfke duymaya başladığı, bu nedenle olay günü kiraladığı araçla boşanma aşamasında olduğu eşinin evinin bulunduğu Konaklı Mahallesine saat 19: 00 sıralarında gittiği, eşinin eve gelip giderken kullandığı sokak üzerine aracını park ettiği, bu sırada inceleme dışı katılan ...'nin erkek arkadaşı olan katılan ...'ın da kamyoneti ile aynı sokak üzerinde ...'yi beklediği, ...'nin bu araca doğru yürüdüğü esnada, sanığın aracı ile ...'nin arkasından gelerek 4-5 metre mesafeden av tüfeği ile ...'nin bacağına doğru bir el ateş ettiği, sonrasında 5-10 metre mesafeden katılan ...'ın içinde bulunduğu aracın şoför mahalline iki el ateş ederek olay yerinden ayrıldığı, eylem sonucunda katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı anlaşılan olayda, sanığın savunmasında ... ve katılana ateş etmesi nedeninin, birlikte olmalarından kaynaklanmayıp, bu ilişkinin çevrede görülmesinden duyduğu kızgınlıktan kaynaklandığını ifade ettiği ayrıca katılanın sanığa sadakat yükümlülüğünün bulunmadığı yine olay öncesinde katılan ...'ın sanığa yönelik haksız tahrik oluşturacak bir davranışının bulunmadığı, ilk haksız hareketlerin sanıktan geldiği, sanığın ...'ye ateş etmesinden sonra katılanın sanığa tepki gösterip, hakaret ettiği kabul edilse bile, etki tepki dengesinin sanık lehine bozulmadığı, bu hususun sanık lehine haksız tahrik oluşturmayacağı gözetilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı tespit edilmiştir.

Olay sırasında, olayı başlatıp, elinde tüfekle ateş eden sanığın, kendisine yönelen saldırıyı defetmek amacıyla silah kullandığından bahsedilemeyeceği gibi, kendisine yönelik muhtemel tehlike nedeniyle de silah kullandığı söylenemeyeceğinden sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmadığı tespit edilmiştir.
Sanık olay sırasında ...'yi bacağından yaraladıktan sonra, katılan ...'ın bulunduğu araca iki el ateş ederek ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralamışsa da, katılan ...'ın yaralanmasının niteliği, olayların gelişimine göre sanık ... katılan ... arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetinin bulunmaması, sanığın asıl kızgınlığının boşanma arefesinde olduğu eşine yönelik olması ve sadece eşinin ayaklarına doğru ateş etmiş olması gözetilerek eylemleri bütün halinde değerlendirildiğinde fiile bağlı ortaya çıkan kastının kasten yaralamaya yönelik olduğu, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla sanığın kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

A. Sanık müdafinin meşru savunma ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırmaya yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve

bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, takdirî indirimin istinaf incelemesi yapan mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ile katılan arasında katılanın sanığın fiilen ayrı yaşasa da halen resmî nikâhlı olduğu eşi ile ilişkisinin bulunması nedeni ile oluşan husumet, suçta kullanılan araç, katılanda meydana gelen yaralanma hayati tehlike geçirmesine sebebiyet vermese de, içinde bulunduğu aracın şoför mahallindeki saçma isabet izlerinden de anlaşılacağı üzere hedef alınan bölge, sanığın eylem sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar nazara alındığında sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yanında katılan ...'ın sanığın resmî nikâhlı eşi ile evlilik birliğinin hukuken devam ettiği süreçte kurduğu ilişki nazara alındığında sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde (B) bendi açıklanan nedenle, suç vasfı yönünden ve haksız tahrik yönünden sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/1361 Esas, 2021/1950 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca infaz edilerek ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.