Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ...'ın 22.01.2011 tarihinde davalıların müşterek ve müteselsilen ağır ve asli kusurları ile neden oldukları kazada, tren kapıları kapatılmadan, açık olarak harekete geçirilmesi ile dengesini kaybederek kalabalık olan trenden aşağıya düştüğünü ve tren ile peron arasındaki geniş boşluğa sıkışarak her biri 46 ton ağırlığındaki tren tekerleklerinin altında kaldığını, 46 ton ağırlığındaki tren tekerleklerinin sağ bacağını koparması sonucu ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığını, aynı kaza nedeniyle açtıkları maddi tazminat davasında tarafların kusur oranları ile davacının maluliyet oranının tespit edildiğini ve mahkemece verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının kazadan sonra işinin kaybettiğini, eşinden boşanmak zorunda kaldığını, manevi olarak büyük zarara uğradığı ileri sürerek 2.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren davalı ... Taş. A.Ş yönünden işleyecek avans faiziyle, diğer davalı yönünden ise işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

1.Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkil idare aleyhine açılamayacağını, husumet nedeniyle reddi gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye sebep verecek nitelikte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, iddiaların yerinde olmadığını, kaza tarihinde müvekkili şirket var olmadığından kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen miktarın fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye sebep verecek nitelikte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Müdürlüğü husumet itirazında bulunulmuş ise de aynı kaza nedeniyle Ankara (Kapatılan) 15. Tüketici Mahkemesi'ne açılan maddi tazminata ilişkin davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin davalı ... Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.01.2019 tarih 2018/3498 E.,2019/717 K. sayılı ilamı bozulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce de bozma ilamına uyulduğu, bu davalının da olay nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği bu nedenle husumet itirazının yerinde olmadığı, davacının 22.01.2011 tarihinde davalı ...'ye ait tren istasyonunda trene binmek isterken düşmesi neticesinde tren ile peron arasına sıkışmak suretiyle bir bacağını kaybettiği, olayda tren makinisti ... ...'ün 1. derecede %60 kusurlu olduğu, hareket memuru ... ...'nun 2. derecede % 20 kusurlu olduğu, davacı ...'ın 2. derecede % 20 kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 51 oranında malul kaldığı hususlarının aynı kaza nedeniyle açılan maddi tazminat davasında mahkemece alınan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bilirkişi raporları ile ... bulunduğu, davacının maluliyet oranı, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şekli ve davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü de gözetilerek zarara uğrayan davacıda manevi huzuru gerçekleştirecek şekilde 150.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.01.2011 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalıların % 80 oranında ağır kusurlu olmaları, müvekkilinin emsal tren kazalarına göre kusurunun azlığı, davacının % 51 oranında malul ve sağ bacağının ampute kalması hep birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın emsal davalara göre çok düşük kaldığını, hakkaniyete uygun olmadığını, caydırıcı bulunmadığını, müvekkilinin işini ve evliliğini kaybettiğini, öte yandan davacı ile davalı ... Taş. A.Ş arasında taşıma akti bulunduğundan anılan davalı yönünden avans faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada husumetin diğer davalıya yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte bulunduğunu, davacının aynı kaza nedeniyle açtığı maddi tazminat davaları sonucu yüksek miktarda tazminata hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

3.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, aynı kaza nedeniyle açılan maddi tazminat davasında alınan kusur raporlarının hükme esas alınamayacağını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte bulunduğunu, olay tarihinden faize hükmedilmesinin hakkaniyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından aynı davalılara karşı dava konusu kaza nedeniyle maddi tazminat istemli açılan davada, Dairenin 2019/370 E., 2019/492K. sayılı ilamıyla, 22.01.2011 tarihinde meydana gelen kazada hem davalı ... Müdürlüğü'ne devredilen personel olan hareket memuru ... ...'nun 2. derecede % 20 oranında, hem de Yasa gereğince diğer davalı ... Taşımacılık A.Ş’ye devredilen personel olan tren makinisti ... ...'ün 1. derece %60 oranında ayrı ayrı kusur tespitleri yapıldığı ve zararın bu kusurlu eylemler sonucunda meydana geldiği belirlendiğine göre, davacıya karşı meydana gelen zarardan, her iki davalının da müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, Dairenin anılan kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/2956 E, 2019/6979K sayılı ilamı ile onandığı, bu dava bakımından ... delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince bahsi geçen Dairenin ilamında tespit edilen kusur oranları dikkate alınarak davalıların müteselsilen sorumlu tutulmasında bir isabetsizliğin görülmediği, diğer taraftan tarafların kusur oranı, olayın oluş şekli, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacının dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen sakatlığı nedeniyle duyduğu manevi elem ve üzüntü, Yargıtayın benzer olaylardaki uygulamaları gözetildiğinde mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olduğu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6762 sayılı Kanun) 767 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığından davalılar TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, TCDD Taşımacılık A.Ş vekillerinin tüm istinaf istemlerinin yerinde görülmediği, ancak davacı tarafça, davalı ... Taşımacılık A.Ş yönünden hüküm altına alınacak tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin talep edildiği, dava konusu uyuşmazlık ticari nitelikteki taşıma ilişkisinden kaynaklandığından mahkemece talep edildiği gibi davalı ... Taşımacılık A.Ş yönünden hüküm altına alınan tazminata kaza tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, TCDD Taşımacılık A.Ş vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın 22.01.2011 kaza tarihinden itibaren, davalı ... Müdürlüğü yönünden işleyecek yasal faiziyle, davalı ... Taşımacılık A.Ş yönünden işleyecek avans ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekili ile davalı ... Taşımacılık AŞ vekili tarafından ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... Taşımacılık AŞ vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 767 nci maddesinin beşinci fıkrası.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.