SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması

HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet

Katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından düzenlenen suçun katılan mağdurenin anne ile baba olması karşısında, çocuğa yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı olmadığı anlaşıldığından katılan mağdure vekilinin temyiz isteğine yönelik incelemenin çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsle ilgili kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiş, aynı gerekçeyle katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

Sanıklar ... ve ... ... müdafiilerinin sanıklar ... ve ... ... hakkında çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan mağdure vekilinin çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2013 tarihli ve 2013/887 Esas numaralı iddianamesi ile; sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2013 tarihli ve 2013/118 Esas, 2013/120 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı maddenin aynı fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2013 tarihli ve 2013/118 Esas, 2013/120 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 30.01.2019 tarihli ve 2015/6096 Esas, 2019/565 Karar sayılı kararı ile özetle; 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası düzenlemesi nazara alınarak, fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi hali dışında, sanığın temin edilip sorgusunun yapılmasının ardından varsa toplanması gereken tüm deliller de ikmal edilerek değerlendirilmesi neticesinde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyip, aynı Kanun'un 147 nci ve 191 inci maddelerine aykırı olacak şekilde sanıkların sorgusu yapılmayıp, mağdure, müşteki ve tanık beyanları da alınmaksızın yazılı şekilde tensiben beraat hükümleri kurulmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozma kararı verilmiştir.

4. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/46 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararı ile ; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ve ... ...'in çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.08.2022 tarihli ve 14-2021/56491 sayılı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yönünden düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıkların yaşı küçük katılan mağdureyi alıkoyduklarının ve istismarda bulunduklarının sabit olması nedeniyle atılı suçlardan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, yetersiz gerekçe ile lehe hükümlerin uygulanmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin çelişkili beyanları ve delil bulunmadığı dikkate alınarak sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan mağdure ve sanık ...'ın arkadaş oldukları, olay tarihlerinde kaldığı yurttan kaçan katılan mağdure ile sanık ...'ın sanığın arkadaşı olan sanık ... ve annesi olan sanık ...'nin evine gittikleri, katılan mağdurenin burada ilk 2-3 gün kendi isteği ile kaldığı ancak geri kalan günlerde sanıkların katılan mağdureyi alıkoydukları, bu süreçte sanık ...'ın katılan mağdurenin bacaklarını, meme uçlarını sıkarak ve bu bölgelerine dokunduğu, katılan mağdurenin karşı koymasıyla organ sokma şeklindeki eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasıyla cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, sanıkların atılı suçlamaları reddettikleri, katılan mağdurenin olayın akabinde yanına gittiği tanık ...'ın emniyete bildirim ile intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurenin hayatın olağan akışına aykırı çelişkili beyanları, tanık ...’nın katılan mağdurenin rızası ile sanıkların yanında kaldığına ve kendi isteği ile ayrıldığına, tanık ...’in bir bağrışma sesi duymadığına, tanık ...’ın katılan mağdure yanına geldiğinde darp izi yada olumsuz durum bulunmadığına dair ifadeleri, katılan mağdurenin kapı kilitli olmamasına ve evden çıkma imkanı olmasına rağmen çıkmadığına dair anlatımları dikkate alınarak sanıkların atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten beraatlerine, sanıklar ... ve ... ...'in katılan mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğunu ve ikametini terk ettiğini bilmelerine rağmen katılan mağdureyi yetkili makamları haberdar etmeksizin bulundukları evde tutmak suretiyle çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işledikleri kanaatine varılarak, bu suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanıkların suç işleme eğilimi, uygulanması halinde bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmaması nedeniyle sanıklar hakkında lehe hükümler uygulanmamıştır.

A. Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Sanıklar ... ve ... ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun anne ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun katılan mağdurenin anne ile baba olması karşısında, çocuğa yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin ve katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hakları bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Sanıklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüsten Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunmalar, tanık ifadeleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanıklar Müdafiilerinin Sanıklar ... ve ... ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ... müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin reddedilmesine göre Tebliğnamede düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

A. Katılan Mağdure Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Sanıklar ... ve ... ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/46 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekilinin Sanıklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüsten Kurulan Beraat Hükmüne, Sanıklar müdafiilerinin sanıklar ... ve ... ... hakkında çocuğun kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/46 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.