Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 02.06.2006-08.06.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, fesih sonrası müvekkiline tazminat ödemesi yapılması için birtakım belgeleri imzalaması istendiğini, bahse konu belgeleri imzalamadığı takdirde hiçbir ödeme yapılamayacağının söylendiğini, paraya ihtiyacı olan müvekkilinin belgeleri imzaladığını, bunun karşılığında müvekkiline 8.600,00 TL. tazminat ödemesinin banka kanalıyla yapıldığını, müvekkilinin başkaca ve bakiye alacaklarını talep ettiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, en son aylık ücretin net 1.220,00 TL. olduğunu, bu tutarın asgari ücret kadar olan kısmının banka kanalıyla kalanının ise elden ödendiğini, ayrıca işyerinde yemek ve servis hizmeti olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 2011 yılı Ocak ayına kadar 08.00-20.00/20.00-08.00 saatleri arasında çift vardiya sistemi ile haftanın 6 günü çalıştığını, ayda 4 Pazar gününün üçünde 12 saat çalıştırıldığını, milli bayramlarda istisnasız çalıştırıldığını, 2011 yılı Ocak ayından sonra işyerinde 8 saatlik 3 vardiya sistemine dönüldüğünü, bu tarihten sonra da Pazar ve milli bayram çalışmalarının devam ettiğini, ancak müvekkilinin fazla çalışmalarına ilişkin ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ve tatil çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 08.06.2013 tarihinde müvekkili şirkete yazılı dilekçe ile müracaat ederek paraya ihtiyacı olması nedeniyle tazminatının ödenerek işten ayrılmak istediğini belirttiğini, müvekkilinin iyi niyetli yaklaşımı ile hak etmemesine rağmen davacının talebi ile işten ayrılma talebini kabul ettiğini, bunun üzerine 08.06.2013 tarihinde davacının iş sözleşmesine son verildiğini, davacıya 14.06.2013 tarihinde 8.516,03 TL. kıdem tazminatı, 1.171,04 TL. yıllık ücretli izin alacağı ödemesi yapıldığını, davacı kendi isteği ile işten ayrıldığı için ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının müvekkili şirkete ait işyerindeki son ücretinin aylık brüt 985,00 TL. olduğunu, işyerinde 3 vardiya şeklinde çalışıldığını ve haftalık 45 saat olan çalışma düzenine uyulduğunu, haftanın 6 günü 7,5 saat çalışıldığını, günlük 1 saat yemek molası ve 15'er dakikadan 2 kez çay molası olduğunu, Pazar günlerinin izin günü olduğunu, dini ve milli bayramlarda çalışma olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının dava dilekçesinde kıdem tazminatı karşılığında ödendiğini kabul ettiği 8.600,00 TL. tenzil edilmeden karar verilmesi hatalıdır.

3-Dava kısmi dava olarak açılmış olup, somut uyuşmazlıkta, davacı 24/02/2015 harç tarihli ıslah dilekçesini verdikten sonra, dilekçe davalı vekiline 05/03/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili 19/03/2015 tarihinde zamanaşımı itirazında bulunduklarını bildirmiştir.
Davalı tarafça süresinde yapılan zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.