Mahkûmiyet

Sanık ... 18.03.2020 tarihli dilekçesinde temyiz talebinde bulunmuş ise de, temyiz sebeplerini göstermediğine reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede,

Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2019 tarihli ve 2017/515 Esas, 2019/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 62/1,53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/1936 Esas ve 2020/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının tekerrür hükümleri bakımından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurun ifadesinden başka delil olmadığı halde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın, mağdurun çalıştığı iş yerinin önüne araç ile geldiği, mağduru yanına çağırdığı ve telefonunu istediği, mağdurun telefonunun şarjda olduğunu söylemesi üzerine sanığın mağduru minibüsün ön tarafına bindirdiği, mağdura cebinde kaç parasının olduğunu sorduğu, mağdurun ilk önce güldüğü, bunun üzerine sanığın elini kaldırıp mağdura vuracak gibi yaptığı ve bağırarak parasını çıkarmasını söylediği, mağdurun cebindeki 200,00 TL parasını çıkardığı, sanığın paranın 100,00 TL kısmını aldığı olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdurun aşamalarda savunmaları istikrarlı ve tutarlıdır ayrıca sanık ile mağdur arasında önceden bir husumet bulunmamaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tekerrür hükümlerinin uygulanmaması dışında bir isabetsizlik bulmamıştır.

1. Mağdurun aşamalarda istikrarlı ve tutarlı beyanları ile sanık arasında husumet bulunmaması karşısında sanık müdafinin beraate ilişkin ileri sürdüğü temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

2. Suç tarihi itibariyle mağdurdan alınan paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, malın değerinin azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak duruşma açılmaksızın tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2023 tarihli ve 2023/267 Esas, 2023/506 karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Yasa’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanığın Temyiz Talebinin İncelemesinde;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve 09.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 14.06.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık Müdafinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/1936 Esas ve 2020/384 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.