Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini
gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2017/209 Esas, 2018/203 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/2360 Esas, 2018/2486 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk kuvvetlerince devriye görevi ifa edilirken; bekleyen bir grup şahsı gördükleri, bu şahısların polisleri görünce tedirgin davranışlarda bulunmaları üzerine polislerin bu şahıslardan şüphelenerek
yanlarına gittikleri, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan Yusuf ve Kubilay'ın üzerlerinden çıkan uyuşturucu maddeleri kendi rızaları ile polise verdiği, grup içerisindeki şahıslardan olan SSÇ ...'ın üst aramasında ise pantolonunun sağ ön cebinde iki adet MDMA içerdiği ekspertiz raporu ile tespit edilen hap, aynı cepte daralı 0,65 gram (net 0,2 gram) gelen ve sentetik kannabinoid sınıfından olduğu ekspertiz raporu ile tespit edilen uyuşturucu madde bulunduğu, SSÇ'nin sağ çakmaklık cebinde de üç fişek daralı 1,8 gram (net 0,7 gram) gelen kokain bulunduğu, SSÇ'nin muhafaza altına alınarak polis merkezine götürüldüğü gözaltına alınması talimatı üzerine burada yapılan aramada ise iç çamaşırının ön tarafında bacakları arasına zulalanmış daralı 22 gram (net 7 gram) gelen ve sentetik kannabinoid sınıfından olduğu ekspertiz raporu ile tespit edilen 36 fişek uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı, çeşitliliği, SSÇ'nin uyuşturucu maddeleri pantolon altı iç çamaşırına zulalamış olması ve SSÇ hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan başka dosyanın da bulunması, tutanaklar birlikte değerlendirilerek, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı değerlendirilmiştir, gerekçesi ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/2360 Esas, 2018/2486 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.