Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/264 Esas, 2018/274 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası, 55 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/2544 Esas, 2018/2646 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Eksik inceleme yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk kuvvetlerince durumundan şüphelenilerek durdurulan hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan Aykut'un üzerinde iki parça halinde çıkan uyuşturucu maddeleri kendi rızası ile polise verdiği, beyanında kendisinin eroin kullandığını, simaen tanıdığı ... adındaki kişiden bir üst sokakta 40,00 TL'ye eroinleri aldığını beyan ettiği ve kolluk kuvvetlerini uyuşturucu madde aldığı sokağa yönlendirdiği, kolluk kuvvetleri tarafından sanığın ve diğer şahısların yanlarına gidildiğinde bu durumu fark edip kaçmaya başladıkları, Barış'ın yakalanması üzerine kaba üst yoklamasında 3 parça halinde uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda, olayın meydana geliş şekli, ele geçen maddelerin türü ve ambalaj şekilleri, tanığın beyanı ve tutanaklar birlikte değerlendirilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı değerlendirilmiştir gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, adli para cezasının alt sınırının 1.000 gün birimi olduğu nazara alınmadan, sanığa kanunda belirtilen alt sınırın altında adli para cezası verilmesi hususları eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin koşullarının oluşmaması nedeniyle hüküm fıkrasından "ve suç yerinin okula yakın olması" ibaresi çıkarılmak suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın savunmasında suçu ve tutanak içeriğini kabul etmediğini beyan etmesi, hakkında kullanma amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen Aykut'un soruşturma aşamasındaki müdafisiz beyanında suç konusu eroini sanıktan aldığını söylemesi, kovuşturma aşamasında bu beyanından dönerek uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını söylemesi karşısında; fiziki takip tutanağını düzenleyen polis memurlarının ve tanık Nihat'ın bilgi ve görgülerine başvurulması ve tüm delillerin tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiince temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/2544 Esas, 2018/2646 Karar
sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.