Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2016/155 Esas, 2017/191 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/1882 Esas, 2017/1946 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Olay tarihini kapsayan arama kararının bulunmadığına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Eksik inceleme yapıldığına,
6. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan fiziki takip neticesinde; sanık ...'in elindeki paket üzerinde yapılan incelemede paketin içindeki yeleğin cebinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, bir kısmının esrar, bir kısmının sentetik nitelikte uyuşturucu, bir kısmının suistimali bulunan sentetik nitelikli uyuşturucu olduğu olayda, ele geçen maddeler, tanık beyanı, uzmanlık raporu ve tutanaklar birlikte değerlendirilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kolluk görevlilerinin İstanbul Bayrampaşa otogarında tedirgin hareketlerinden şüphelenip fiziki takibe başlanılan sanığın yanına giderek elindeki paket içerisinde suça konu uyuşturucuların ele geçtiği olayda, her ne kadar tutanakta İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1228 D.iş sayılı önleme araması kararına istinaden arama yapılmış olduğu belirtilmiş ise de, suç tarihinin 17.02.2016 olduğu, ilgili önleme araması kararının 18.02.2016-24.02.2016 tarihlerini kapsadığı, yine dosyaya getirtilen İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1076 D.iş sayılı önleme araması kararının 10.02.2016-16.02.2016 tarihlerini kapsadığının anlaşılması karşısında; arama kararı ile ilgili olarak yerel mahkemece yapılan araştırmada suç tarihine ilişkin bir kararın bulunmadığı, dolayısıyla suç tarihini kapsamayan önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/1882 Esas, 2017/1946 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.