Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili; müvekkili üniversiteye ait ... plakalı ambulansa 06.12.2004 tarihinde davalı ...'ın sürücü, davalı ...'nın maliki olduğu ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde, davacı kuruma ait aracın da önündeki araca çarptığını, Düzce Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/167 değişik iş dosyası ile yaptırdıkları tespit neticesinde araçta 15.590,232,119 TL onarım bedeli, 1.500.000.000 TL değer kaybı, 300.000.000 TL tıbbi malzeme onarım bedeli zararları olduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 17.390,232,1119 TL 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili; müvekkili ...'ın kullandığı araç ile davalı ... Ticaret adına kayıtlı ve davalı ...'ın kullandığı ...plakalı aracın aniden yolun ortasında yolcu almak için durması ile arkasından seyreden davalı Üniversiteye ait ve davalı ...'ın kullandığı ... plakalı ambulansın önce kamyonu sollamak istediği fakat karşıdan araç geldiğini fark etmesi üzerine duramayarak kamyona çarptığını, ilk kazanın davalılar arasında gerçekleştiğini, bu kazanın hemen ardından ise müvekkilinin ambulansın arkasında seyir halinde olduğu ve karşı şeritten başka araç geldiğinden kaçamadığını ve ambulansa çarptığını, olayda araç içinde eşinin ve çocuklarının yaralandığını ve hemen hastaneye gittiklerinden gıyaplarında tutulan kaza tespit tutanağında hatalı kusur oranları verildiğini, yaptırdıkları tespit ile araçlarında 3.055,00 TL hasar, 500,00 TL değer kaybı ve 300,00 TL araç mahrumiyet zararları olduğunu, yaralanan eşinin yüzünde iz oluştuğunu ve manevi yönden acı çektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.055,00 TL hasar beledi, 500,00 TL değer kaybı ve 300,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 06.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacı...için 2.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketleri dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Asıl dava da davalı ... vekili; kusur oranına itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağı ile yapılan belirlemenin hatalı olduğunu, olayda yaralandıklarından hastaneye gittiklerini, yokluklarında kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, talep edilen zarar miktarının gerçek zararın üstünde olduğunu ve zenginleşme amacı güttüğünü, zarardan sorumlu olmadıklarını, kaza nedeni ile müvekkilinin aracında hasar oluştuğunu 3.855,000,000 TL olan zararlarının takas ve mahsubunu talep ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen dosya davalısı ... vekili; kazada kusurları olmadığını, davacının takip mesafesini korumadığı için kazanın meydana geldiğini, davacının kazada kusuru olduğunu ve zarara katlanması gerektiğini, manevi tazminatın yasal koşulları oluşmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı Abant İzzet Saysal Üniversitesi Rektörlüğü vekili; davayı kabul etmediklerini, davacının kazada kusurlu olduğunu, önündeki aracı güvenli mesafeden takip etmediğini, maddi zararı kabul etmediklerini, zararın kendilerinden kaynaklanmadığını, manevi tazminatın haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen dosya davalısı Koç Allianz A.Ş vekili; kusurun ispatlanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İhbar Olunan Batı Sigorta A.Ş vekili; ... plakalı aracın kendilerinde sigortalı olduğunu, kaza başına 4.000.000.000 TL teminat olduğunu, davaya ödeme yapacaklarının beyan etmelerine rağmen ödemenin alınmadığı ve dava açıldığını, temerrüde düşmediklerini beyan etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2009 tarihli ve 2005/397 Esas, 2009/335 Karar sayılı kararıyla; asıl dosya davacısı kurumun 06.12.2004 tarihinde meydana gelen kazada araçlarında meydana gelen hasar, değer kaybı ve malzeme hasarlarını talep ettiklerini, birleşen dosya davacısının ise hasar ve manevi tazminat talep ettiklerini, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/383-2007/10 E. K. sayılı dosyasında alınan kusur raporunda sanık ...'ın 3/8, sanık ...'ın ise kazada 5/8 oranında kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise kusurunun olmadığının belirlendiğini, verilen kararda sanık ... ve ...'ın cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise beraat kararı verildiğini, ceza dosyası içinde mevcut raporlardan birleşen dosya davacısı......ın kaza nedeni ile 7 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığının belirlendiğini, ancak yüzde sabit eser kalmadığını, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, alınan bilirkişi raporu ile asıl dava dosyası davacısının aracında 6.521,34 TL hasar oluştuğunu, birleşen dosyaya konu araçta ise 2.409,37 TL zarar miktarı bulunduğunu, ancak birleşen dosya davacısı Zeynel Atayı'n araç maliki değil sürücüsü olduğunu bu nedenle birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesi ile asıl dava dosyasının kısmen kabulü ile 6.521,34 TL tazminatın kaza tarihi olan 06.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada davacıların davalı ..., ... Tic. Gıda Maddeleri ve Başak Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davacı ...’ın diğer davalılar aleyhine açtığı davanın ve davacı...Atay’ın manevi tazminat davasının reddine, davacı ...’nın davalılar Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörlüğü, ... ve Koç Allianz A.Ş aleyhine açmış bulunduğu davasının kısmen kabulüne, 2.409,37 TL tazminatın davalılardan sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere sigorta şirketi için dava tarihinden diğer davalılar için kaza tarihi olan 06.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı ve birleşen dosya davalısı ... vekili ve asıl dava davalısı ve birleşen dosya davacıları ..., Emine Atay ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2021 tarihli ve 2020/10215 Esas, 2021/2867 Karar sayılı ilamıyla; "1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, asıl dava davacı (birleşen dava davalısı) tüm ve asıl dava davalılar (birleşen dava davacılar) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat ile hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti istemine ilişkindir. Davacı..., dava dilekçesinde kaza nedeniyle yaralandığını belirterek 2.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davacı......ın davaya konu olay sonucu 7 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığı ve yüzünde sabit eser kalmadığı dosya içerisinde yer alan Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/383 Esas sayılı ilamı ve ceza dosyasındaki raporlar ile sabittir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Bu durumda, anılan davacı yaralanan yolcu......ın manevi zararının giderilmesi amacıyla somut olayın özellikleri, kaza tarihi, davacının yaralanması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birlikte değerlendirilerek somut olaya ve hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacı......ın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir," denilerek bozma kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama neticesinde 08.12.2009 tarihli kararda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2021 tarih, 2020/10215 Esas, 2021/2867 Karar sayılı bozma kararı ile......ın manevi tazminat talebinde bulunduğu, ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araçta yolcu olduğu, Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında bulunan raporlara göre 7 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığı, yüzde sabit eser olmadığının anlaşıldığı, olay tarihi, tarafların kusuru, olayın oluşu, zararın niteliği, tarafların sosyo-ekonomik durumları birlikte değerledirildiğinde davacı......ın manevi tazminat isteminin davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, kazada kusuru bulunmayan ... ve ... Ticaret yönünden ise reddi gerektiği gerekçesi ile asıl dava dosyası bakımından, maddi tazminat talepleri bozma kapsamı dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dosya yönünden, davacıların maddi tazminat talebinin bozma kapsamı dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı......ın manevi tazminat talebi yönünden davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar ... ve ... Ticaret yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı- birleşen dosya davalısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Asıl dava davacısı- birleşen dosya davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde; idareye ait ambulans şoförünün kazada kusurunun olmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, harçtan, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıkları gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, asıl dava dosyasında, davacı kuruma ait araç ile davalıların sürücü ve malik oldukları araç arasında 06.12.2004 tarihli kaza nedeni ile hasar bedeli ve değer kaybı talebi ile birleşen davada, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 06.12.2004 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle manevi tazminat ve araç hasar bedeli talebine talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 56/b maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi.

1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla asıl dava davacısı- birleşen dosya davalısı ... vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Davalı Üniversite 2547 sayılı Yasa'nın 56/b maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanun'un 13/j maddesi gereğince harçtan muaf olduğu halde, mahkemece davalı aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup karar bu yönden bozulmalıdır. Ancak bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl dava davacısı- birleşen dosya davalısı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl dava davacısı- birleşen dosya davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine "3-Davalı Üniversite harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Alınması gerekli 136,62 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına" ifadesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.