Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı ... vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortalı araç ile diğer davalı sorumluluğundaki tescilsiz aracın karıştığı kazada yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, sunulan rapora göre maluliyetinin %33 olarak belirlendiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalıdan ayrı 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, 29.04.2022 tarihli dilekçesi ile; davalı ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatını 298.825.90 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 7.325.16 TL, bakıcı gideri talebini 1.348.94 TL olarak, davalı Quıck Sigorta A.Ş. yönünden sürekli iş göremezlik tazminatını 99.608.63 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 2.441.72 TL, bakıcı gideri talebini 449,65 TL olarak yükseltmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyeti ve kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yeni Genel Şartların uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Quıck Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, kusur ve zararı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne 410.000,00 TL tazminatın 29.09.2021 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... kuruluşlarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti ek karar ile;
“Davalı ...Ş. yönünden; feragat nedeniyle başvurunun reddine, taraflar yargılama ve vekalet giderleri bakımından sulh olduklarından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden; sürekli iş göremezlik tazminat talebinin 298.825,90 TL, geçici iş göremezlik tazminat talebinin 7.325,16 TL ve bakıcı gideri tazminat talebinin 1.348,94 TL olmak üzere toplam 307.500,00 TL tazminat talebinin kabulüne ve 29.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...’ndan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı ... vekili itiraz dilekçesinde; davanın kısmi dava olduğunu, ıslah edilen tutar üzerinden karar verilemeyeceğini, aracın tescilsiz olması, türünün belirsiz olması hallerinde sigorta yaptırma zorunluluğu olup olmaması hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru şartının gerçekleşmediğini, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zamanaşımı defileri bulunduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı taleplerinin teminat dışı olduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, ibraz edilen raporun mevzuata uygun olmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yasal faiz işletilmesi gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu ve vekalet ücretine tarifeye göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle heyet halinde hazırlandığı, hesap raporunun usule uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemine göre hazırlandığı, kazanın iş kazası olmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme olup olmadığı konusunda araştırma yapılmasına yer olmadığı, karar verilirken hem hatır taşıması hem de müterafik kusur indirimi yapılarak karar verildiği, davaya konu kazaya ilişkin takipsizlik kararı verildiği o nedenle uzlaşma husuna yönelik itirazın da reddedilmesi gerektiği ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın ve tescilsiz aracın karıştığı kaza sonucu yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370,371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 2918 sayılı KTK'nın 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...’na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nın 3 üncü maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, KTK'nın 103 üncü maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.

...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ...'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.

Davalı ...'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle karşı sürücü yönetimindeki motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.

Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.
Anılan düzenlemeler gereği, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin, KTK'nın 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.

Somut olayda, davalı ... kazaya sebebiyet veren tescilsiz motosikletin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına tabi olup olmadığı, cinsinin belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında aracın sigortasının bulunmadığı belirtilmiş, aracın cinsi kullanım amacı kısmında hususi ve askeri numarası işaretlenmiş olup dosya kapsamından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; ceza dosyası da irdelenerek, söz konusu motosiklete ilişkin bilgilerin sorulması, aracın nereden alındığı ve özellikleri araştırılarak, aksi halde ceza mahkemesi dosya kapsamında elde edilen bilgi, belge ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...'nın sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kararıın bozulmasını gerektirmiştir.

3. Kabule göre; davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı açıktır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyecek olan davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olup Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da geçici iş göremezlik tazminatını da kapsar şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

4. Yine kabule göre; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı davalı ...'na iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi