Esastan red
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; tanınmış, “kanyon” ibareli markaların, Türkiye’nin en ... ve itibarlı şirketlerinden müvekkilleri, eisEczacıbaşı Sınai ve Finansal Yatırımlar A.Ş. (EisEczacıbaşı) şirketi ile İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (İŞGYO)’nun TPMK'da tescilli ortak hizmet markası olduğunu, davalı şirketin "canlon" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı yanın “canlon” ibareli marka başvurusunun, müvekkillerinin çok tanınmış ortak hizmet marka sınıfı ile hem ibare “canlon”/“kanyon”, hem de sınıf olarak benzer bulunduğunu, müvekkillerinin “kanyon” ibaresinin “canlon” şeklinde, k harfinin esasen yabancı dilde k olarak okunan c harfinin seçilmiş olması, marka ibaresinin ortasında yer ... y harfinin l olarak yazılmış olması, davalı markayı gerek görsel gerekse kulağa verdiği ses yönünden ayniyet bazında benzer olmaktan uzaklaştırmadığını, bu şekilde bir görselin bilinçli olarak yaratıldığını, müvekkilleri şirket markasının tescilli olduğu 19 uncu sınıf mallar yönünden yapılan dava konusu marka başvurusnun iyi niyetli bir davranış olmadığını, müvekkilleri adına tescilli ortak hizmet markası “kanyon” ibaresinin, davalının kullandığı markada da asıl unsur olarak aynen muhafaza edildiğini, davalı ... görüntüsünün değişik ... bir marka olmadığını, müvekkillerinin ortak hizmet markası dikkate alınarak oluşturulmuş müvekkile ait türev bir marka izleniminde bulunduğunu ileri sürerek 17.01.2017 tarih ve 2017-M-474 karar sayılı TPMK YİDK kararının iptaline, davalı taraf adına tescilli 2016/34758 sayılı “canlon” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının itirazına mesnet markalarının davacı yanında İş Gayrimenkul ..A.Ş.'de adına da tescilli olduğunu, bu nedenle davacının ... başına dava açma ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin Çin menşeili bir tüzel kişilik olup, özellikle ticaret unvanının da asli unsuru olan “canlon” markası ile yıllardır başta kendi menşei ülkesi olmak üzere pek çok ülkede, özellikle inşaat alanında ... kaliteli su yalıtım malzemeleri üretmekte olduğunu, ihtilafın konusu 19 uncu sınıfa ilişkin olmak üzere başta kendi menşei ülkesi Çin olmak üzere, Tayvan, Pakistan, Kuzey Afrika, Brezilya olmak üzere WIPO nezdinde de, dünyanın pek çok ülkesinde “canlon” marka başvurusunda bulunduğunu, davacı ile müvekkilleri davalının tamamen farklı sektörlere hitap eden iki ayrı işletme olup, tamamen spesifik bir alana özgülenmiş müvekkilleri markasının, davacı taraf markaları ile karışma ihtimali bulunmadığını,“canlon” markasının, farklı bir tarzda yorumlanmış c harfi ile başladığını, aradan sanki marka ... bir çizgi şeklinde silinmiş olduğunu ya da araya çizgi çekilmiş algısı yaratan, anlamı olmayan, fantezi bir kelime olduğunu, davacı markalarından farklı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalarının davacı ile İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. adına tescilli bulunduğu ve müşterek mülkiyet hükümlerine göre tabi olduğu, YİDK iptal davası yönünden davacının yayına itiraz eden olması nedeniyle ... başına dava açtığı, hükümsüzlük talebi yönünden de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi kapsamında taraf teşkili sağladığı ve vekaletname sunarak davaya muvafakatlarını bildirdiği, dava konusu marka başvurusu ile davacının 2014/109106 sayılı markası arasında emtia benzerliği bulunduğu ancak dava konusu başvuru ile davacının mesnet markaları arasında işaretsel bakımdan benzerlik olmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası koşulları da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunmadığı yönündeki gerekçesinin dosyada yer ... delillere aykırı olduğunu, dava konusu marka ile itirazlarına mesnet markaları arasında ayniyet ölçüsünde benzerlik bulunduğunu, markaları kapsamında 19 uncu sınıf mallar yer aldığı gibi bu sınıflara benzer olan 37 nci sınıf hizmetlerinde marka tesscil kapsamlarında bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalı kurum ve OHIM nezdinde marka tescilleri bulunduğunu, sayısız ödül aldıklarını, dava konusu markanın tescilinin 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 ... maddelerine aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "canlon" ibareli dava konusu başvuru ile davacılara ait "Kanyon" asıl unsurlu marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) ile dördüncü fıkrası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ile beşinci fıkrası.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.