Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, sahte bono düzenlediği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanığın suça konu bonoyu katılan ...'nın imzalayıp verdiğini, yanında da... isimli bir kişinin bulunduğunu, katılan ...'nın da sanığa bonoda ismi ve TC Kimlik Numarası ve adresi yazılı ... isimli şahsın borcunun olduğunu ve bu kişinin bonoyu imzalayıp sanığa verdiğini savunması karşısında, suça konu bonoda asıl borçlu görünen, TC Kimlik Numarası ve adresi yazılı ... isimli şahsın tanık sıfatıyla dinlenmesi ve bono üzerinde bulunan yazı, rakam ve imzaların bu tanığa ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2– Sanığın Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve devamında ilgili İhtisas Kuruluna sevkinin sağlanarak TCK.nun 32.maddesinde belirtilen işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği bulunup bulunmadığı ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı yönünden rapor aldırıldıktan sonra TCK.nun 32. maddesi kapsamında hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yetersiz raporlara dayanılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi,
3- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK.nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, suça konu senet ile ilgili başlatılan icra takibinin akıbeti araştırılıp somut zarara ilişkin katılanın da beyanına başvurularak senet bedelinin ödenip ödenmediğinin tespitinden sonra değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde "zararın karşılanmamış olması nedeniyle” suç tarihi itibari ile engel sabıkası bulunmayan ve kanaat oluşması nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verilmesi yasaya aykırı,
4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.