Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2009 gün ve 2008/14-2009/7 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.01.2011 gün ve 2009/6927 - 2011/205 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1-45. sınıf mal ve hizmetleri içeren, tanınmışlık vasfı taşıyan “SARAY”, “SERAY” ve “SARAYLI” ibareli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan, davalı şirketin 35/8. sınıf hizmetlerini içeren “SARAYLIZADE” ibareli marka tescil başvurusuna yaptığı itirazın reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, başvuru konusu “SARAYLIZADE” ibareli işaret ile davacının “SARAY” ibareli markalarının karıştırılabilecek derecede aynı veya benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı şirketin “SARAYLI” ibareli 29,30 ve 31. sınıf hizmetleri, “SARAY” ibareli 35/8. sınıf hizmetleri de içerecek biçimde 1-45. sınıf mal ve hizmetlerde markaların sahibi olduğu, 35/8. sınıfta yer alan müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerini içeren davalı “SARAYLIZADE” ibareli işaretin, aynı sınıf hizmetleri içeren “SARAY” ibareli marka ile anlamsal, görsel, esas unsur ve sescil manada benzer mahiyette bulunduğu, ortalama alıcının veya yararlanıcının davalı tarafından sunulan malı veya hizmeti, almayı yahut yararlanmayı düşündüğü davacıya ait ürün veya hizmet zannedebileceği, davacının “SARAY” ibareli markasını taşıyan ürün ve hizmetler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan davalının haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, başvuru kapsamında bulunan 35/8. sınıf hizmetler için, TPE’ nin davacı itirazını 556 sayılı KHK’ nin 7/b ve 8/b maddeleri uyarınca kabul edip, davalı başvurusunu reddetmesi gerekirken, itirazı kabul etmemesinin hukuka uygun bulunmadığı, davacının “SARAYLI” ibareli markası 35/8. sınıf hizmetleri içermese de bu sınıf hizmetler ile aynı türden olduğu ve her iki kelimenin görsel, anlamsal ve sescil manada iltibas yaratabilecek derecede benzer olduğu anlaşıldığından, davacı itirazlarının reddine dair YİDK kararının hukuka uygun bulunmadığı ve davacının bu kararın iptali ile anılan karara istinaden tescili yapılan markanın da hükümsüzlüğünü isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce oy çokluğuyla onanmıştır.
Davalılar vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.07.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dairemizin 17.1.2011 tarih ve 2009/6927 Esas, 2011/205 Karar sayılı onama ilamına ekli karşı oyunda mahkemece davacıya ait "SARAY" markasının tanınmışlığından söz edilmediğinden tanınmış marka yönünden bir tescil engeli bulunmadığı görüşü açıklanmış ise de, mahkemenin karar gerekçesinde davacı adına tescilli "SARAY" markasının tanınmış olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, karşı oy yazısında bu gerekçe yerinde olmamakla birlikte, dava konusu işaretlerin 556 sayılı KHK'nin 7/b ve 8/b maddeleri anlamında benzer olmadıklarına ilişkin karşı oy görüşünü halen muhafaza ettiğinden, davalı yanın başvuruda bulunduğu 35/8. sınıf hizmetler bakımından davalılar vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararına katılmıyorum.