Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni ve tazminat istemli davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kalorifer radyatörü üretimi alanında faaliyet gösteren bir şirketin sahibi olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin kalorifer emtiası ve benzeri ürün ve satış hizmetleri bakımından "ZEPHYR BY KORLE" ibareli markayı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) nezdinde tescil ettirdiğini, davalıların ise müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyet gösteren ve müvekkilinin rakip firması olan Aeon Metalart Sanayi İç ve Dış Ticaret Nak. Tur. Ltd. Şti. 'nin kullanmış olduğu www.aeon.com.tr isimli web sayfasında "aeon mağaza" olarak tanıtım yapılan Aeon... Ltd. Şti.'nin Anadolu yakası bayiliğini yaptıklarını, davalılara ait L.A. Modern Isı Çözümleri isimli işyerinde yapılan aramada, müvekkiline ait markaların izinsiz olarak kataloglarda kullanıldığını, bu şekilde satış yaptıkları faturalarla tespit edildiğini, bu nedenle davalılar hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek davalılar tarafından müvekkiline ait "ZEPHYR BY KORLE" ibareli 2005/06698 tescil nolu markaya yönelik haksız ve hukuk dışı tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve men'ini, maddi tazminata ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'nin iş yeri sahibi ve ...'ün ise çalışan olduğunu, "ZEPHYR" adlı markanın müvekkili ...'nin ortağı olduğu İngiltere merkezli Aeon UK. LTD. ve Pitacs Ltd. tarafından İngiltere ve OHİM nezdinde tescil edildiğini ve halen de tüm dünyada kullanıldığını, müvekkilinin kötü niyetli olarak veya marka taklidi yapmak amacı ile hareket etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemece 15.03.2016 tarih ve 2010/156 E. 2016/33 K. sayılı kararı ile davalı ...'ün işyeri çalışanı olduğu, ele geçirilen katalog ve faturalarda dava konusu markanın kullanılmış olduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 27.03.2019 tarih, 2018/464 E. 2019/2362 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki ceza dosyasında delil yetersizliğine ilişkin beraat hükmü bulunduğuna göre bu kararın hukuk hakimini bağlamayacağı, karar gerekçesinde yer ... aynı mahkemenin 2011/14 E. sayılı dava dosyasındaki uyuşmazlık ile dava konusu uyuşmazlığın hukuki konuları birbirinden farklı olduğundan işbu davada dikkate alınmasının mümkün olmadığı, ihlal iddiası bakımından faturalar ve kataloglar getirtilip incelenerek uyuşmazlığın çözümünün gerektiği, davaya ilişkin olabilecek delillerin, bir başka esas üzerinden ceza dosyası emanetine gönderildiği tespit edilmiş olup anılan itirazları da karşılar şekilde delillerin tekemmül ve tasnifi ile karar verilmesi icap ederken bu şekilde bir inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında ürün katalogları ve 35 adet irsaliyeli fatura bulunduğu, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "ZEPHYR BY KORLE" ibaresinin de kataloglarda ve irsaliyeli faturalarda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir ve davacının markasının tescilli olduğu 11. sınıftaki radyatör emtiası bakımından kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında, gerekse Ceza Mahkemesindeki beyanında ürünlerin ...'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, ortalama tüketicilerin her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı markasına tecavüzün söz konusu olmadığını, müvekkillerinin kötü niyetli olmadığı, markanın esasen yurt dışındaki firma adına kayıtlı olduğunu, davacı tarafından zaten marka hakkı sahibi şirkete karşı dava açıldığını, işbu davanın haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün durdurulması, men'i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 ve 61 ... maddeleri.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalılar yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.