Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 831 ada 21 parsel numaralı gayrimenkulün 03.10.1991 tarih ve 2831 No.lu Tapu Tahsis Belgesi ile Aksaray Belediyesi tarafından müvekkiline verildiğini, anılan gayrimenkulün davalı ... Belediyesi adına tapuya tescil edildiğini, Tapu Tahsis Belgesinin de 08.10.1991 tarih ve 2162 yevmiye No ile tapuya işlendiğini, dava konusu taşınmazın bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmesi talebiyle Aksaray Belediyesine başvurduğunu, Maliye Hazinesinin arsanın mera vasfını taşıdığı iddiası dolayısıyla tapuya işlenmiş şerhinden dolayı satışın gerçekleştirilemediğini, davalı Maliye Hazinesinin taşınmazın evveliyatı itibarıyla mera olması sebebiyle gayrimenkulün müvekkili adına tescil edilmesini kabul etmediğini, Maliyenin 28.10.2020 tarihinde müvekkili adına ecrimisil ihbarnamesi gönderdiğini, ev yaptırması nedeniyle ödeme yapmasını talep ettiğini, arazinin mera niteliğinde olmasının 2981 sayılı Kanun'un uygulanmasına engel bir durum oluşturmayacağını, taşınmazın mera vasfında olmadığını, güncel tapu tahsis belgesi kayıtlarına bakıldığında arazinin arsa niteliğinde olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin 1980 yılında arazi üzerine konut yaptırdığını, taşınmazın şehir merkezinde konut alanlarıyla çevrili bir alanda bulunduğunu, mera olarak kullanılmasının zaten mümkün olmadığını ileri sürerek, 03.10.1991 tarih ve 2831 No.lu Tapu Tahsis Belgesi uyarınca Aksaray ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 831 ada 21 parsel numaralı davalı Maliye Hazinesi adına olan kaydın iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
1. Davalı Hazine davaya cevap vermemiştir.
2. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesine ait olduğunu, 2981 sayılı Yasa'nın 10/son fıkrası gereğince Aksaray Belediyesine devri yapılmadığı için müvekkiline husumet yönetilmesi ve kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, ıslah imar planı hazırlanıp onaylandıktan ve Kanun'un 10 uncu maddesinin c bendi gereğince kesin parselasyon durumunun belirlenip tapuya tescil edildikten sonra gecekondu sahibinin, tapu tahsis belgesi ile birlikte arsa tahsis eden kuruluşa müracaat ederek satın alma işlemini sonuçlandıracağını, davacının talep ettiği kısmın ifrazının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulü ile Aksaray ili, Merkez ilçesi, Ereğlikapı Mahallesi 831 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince; davacının, davalı ... Belediyesinden tapu tahsis belgesi aldığı, arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, ıslah imar planlarının yapıldığı, dava konusu yer ile tahsise konu yerin aynı olduğu, tescil şartlarının gerçekleştiği, taşınmazın mera vasfından çıkartıldığı, mera vasfı değiştirilerek arsa vasfıyla davalı adına tescil edilen taşınmazın evveliyatının mera olmasının davacının tapu tahsis belgesine dayalı hak sahibi olmasına engel bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, tahsis işleminin Belediye tarafından yapılması sebebi ile Aksaray Belediye Başkanlığının yasal hasım olduğu, tahsise dayalı davalarda hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili, dava şartlarının oluşmadığını, davacının sadece zilyet olduğunu, dava konusu yer ile ilgili olarak mera araştırmasının yeterince yapılmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/258 Esas ve 2022/32 Karar sayılı 18.01.2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı tarafın istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi 02.09.2022 tarihli ek kararı ile; ''Davalı Maliye Hazinesinin (Aksaray Muhakemat Müdürlüğünün) 38108784 DETSİS numarasındaki elektronik tebligat adresine ilâmın 03.07.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; ancak davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesini 15.08.2022 tarihinde temyiz süresi dolduktan sonra sunduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddine'' karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan karar tebliğinin usulsüz olduğunu belirterek, eksik inceleme ve araştırma nedeniyle, verilen kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, tapu tahsisi belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi; "(Değişik birinci fıkra: 06.06.1985 - 3220/5 md.) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ
edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.
(Ek ikinci fıkra: 11.1.2011-6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın
bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.
Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icap etmedikçe bu mümessillere yapılır."
Kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Müdürlüğüne (Aksaray Defterdarlığı Personel Müd) tebliğ edildiği ve süresi içinde temyiz talebinde bulunulmadığından ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak;
Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Tebligat Kanunu'nun yukarıda açıklanan 11 inci maddesi gereğince ilâmın, davalıya değil, davalı Hazine vekiline tebliğe çıkartılması gerekir. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüzdür. Davalı Hazine vekili kararı 15.08.2022 tarihinde temyiz etmekle, karardan bu tarihte haberdar olduğu, temyiz dilekçesini süresinde Mahkemeye sunduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle İstinaf Mahkemesinin, temyiz dilekçesinin reddine dair 02.09.2022 tarihli ek kararı kaldırılarak, temyiz isteminin esastan incelenmesine geçilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2022 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.