Davacının davasının kısmen kabulü
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 03.03.2011 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin 4 gün göz altında kaldıktan sonra rüşvet suçundan 02.05.2010 tarihinde tutuklandığını, 26.01.2012 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, tutuklama nedeniyle görevden uzaklaştırıldığını, bu nedenle maaşının 2/3 ünü alabildiğini belirterek haksız göz altına alınma ve tutuklama tedbiri nedeniyle 5,000 TL maddi, 95,000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 05.04.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süresinde açılmadığını, tazminat yasal koşullarının oluşmadığını, istenilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2013
tarihli ve 2011/95 Esas, 2013/248 Karar sayılı kararı ile "davacının tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile 1.217,03 TL maddi ve 2.500 TL manevi tazminatın talepte gözetilerek dava tarihi olan 03.03.2011 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
4.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.12.2014 tarihli,2014/4034 Esas 2014/24259 Karar sayılı ilamıyla "hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, davacı tarafından maddi tazminat talebine konu edilen kaybın bağlı bulunduğu kurum tarafından giderilip giderilmediği veya idari yargı mercileri önünde dava konusu edilip edilmediğinin ve davacı lehine aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının araştırılmamasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/9 Esas 2015/120 Karar sayılı kararı ile "davacının tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile 1.217,03 TL maddi ve 6.000 TL manevi tazminatın talepte gözetilerek dava tarihi olan 03.03.2011 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
6.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.11.2016 tarihli, 2016/38 Esas, 2016/12692 Karar sayılı ilamıyla " komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının meslekten ihracı işleminin iptali istemiyle açılan davanın İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2012/340 Esas – 2012/1932 sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve kararın temyizi üzerine dosyanın Danıştay'a gönderildiği dikkate alındığında, anılan davanın sonucunun ve kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ile 29.04.2010 – 12.08.2010 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması nedeniyle davacının maaşında toplam ne kadar kesinti yapıldığının ve yapılan bu kesintinin idari yargıda açılan davanın sonucu da dikkate alınarak daha sonradan kendisine ödenip ödenmediğinin ilgili kurumdan sorulup, ödenmesi hususunda davacı tarafça idari yargıda dava açılıp açılmadığı da araştırılarak tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu hususlara ilişkin olarak yetersiz açıklama içeren kurum cevaplarına istinaden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu " gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
7.Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021
tarihli ve 2015/5 Esas 2015/238 Karar sayılı kararı ile "davacının maddi tazminat istemini koşulları bulunmadığından reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 6.000 TL manevi tazminatın talepte gözetilerek dava tarihi olan 03.03.2011 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
8.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.05.2022 tarihli, davacı ve davalı vekillerinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
Davacı vekilinin temyiz isteği; maddi tazminat isteminin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, salt maaşına ek olarak alması olası fazla mesai, aylık tutar, ek gösterge, kıdem, yan ödeme, çocuk yardımı, ek ödeme, özel hizmet tazminatı, sağlık sigorta primi, tayin bedeli, AGİ gibi ücretleri ile tüm mali ve sosyal hakların yasal faizi ve kendisini savunmak için tuttuğu avukata ödenen vekalet ücretinin de maddi zarara kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz isteği; manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 22.12.2020 tarihli cevabi yazısında, ... ile ilgili tutuklu kaldığı 02.05.2010-12.08.2010 dönemi için yapılan kesintiye ilişkin olarak bahse konu ilgili hakkında 29.04.2010 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 26.01.2011 tarihinde görevine iade edildiği, görevden uzak kaldığı tarihler arasındaki 1/3 açık maaş ödemesi yapıldığının bildirildiği ve ödemeye dair evrakların gönderildiği anlaşıldığından davacının maddi tazminat isteminin koşulları bulunmadığından CMK'nın 141-144 maddeleri gereğince maddi tazminat talebinin reddine, Yargıtay bozma ilamı içeriği, mahkememiz kanaati, hakkaniyet kuralları, kazanılmış hak ilkesi, manevi tazminatın amacı, kişiyi zenginleştirmeyecek ancak kısmen tatmin etmeye yetecek miktarda olması, dosyadaki deliller, olayın oluş şekli, oluşundaki özellikler, özgürlükten kısıtlı kalınan süre gibi kıstaslarda gözetilerek hakkaniyete uygun manevi tazminat miktarı belirlenerek infaza tereddüt yaratmamak, mükerrerliğe yol açmamak hususları da gözetilerek buna göre uygun bir manevi tazminat miktarı belirlenmek suretiyle ve yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda mahkememizce uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği de gözetilerek davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/220 Esas -2010/289 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının rüşvet almak ve vermek suçundan 02.05.2010-12.08.2010 tarihleri arasında 3 ay 14 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği, kararın 13.09.2010 tarihinde kesinleştiği, davanın göz altına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davacının çalıştığı kurumun 22.12.2020 tarihli yazı cevabına göre davacının görevden uzak kaldığı tarihler arasındaki 1/3 maaş ödemesinin yapıldığının bildirildiği,maktu vekalet ücretini aşan ve davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanan avukatlık ücretinden doğan zararın koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü maaşına ek olarak alması olası fazla mesai, aylık tutar, ek gösterge, kıdem, yan ödeme, çocuk yardımı, ek ödeme, özel hizmet tazminatı, sağlık sigorta primi, tayin bedeli, AGİ gibi ücretleri ile tüm mali ve sosyal haklara ilişkin taleplerin dava dilekçesi ile talep edilmediği, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/9 Esas 2015/120 Karar sayılı davanın kısmen kabulü kararının yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edildiği ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı ve karar tarihi gözetilerek yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hesaplanan nispi vekalet ücretinin sulh ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretinin altında kaldığından karar tarihindeki sulh ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 1.600 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği, ilk derece mahkemesince bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yapılan yargılama neticesinde kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle davacının maddi tazminat talebinin reddi ve hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin bu hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine dair temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve tutukluluk süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar ve kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2015/5 Esas 2015/238 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.