Esastan ret

Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesinin verilmesi istemli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalıların murisi ...'ın iki farklı eşten iki çocuğunun olduğunu, bunlardan birinin davalı ..., diğerinin ise davacının babası ... olduğunu; ancak kök muris ...'ın veraset belgesinde . ..'in mirasçı olarak yer almadığını belirterek Acıpayam Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1020 Esas ve 2012/1073 Karar sayılı Rıza Çolak'a ait veraset belgesinin iptalini, yeniden veraset belgesinin düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

1. Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

2. Davalı ... vekili beyan dilekçesinde; veraset ilâmının aksinin her zaman kanıtlanabileceğini, maddi anlamda kesin hüküm ifade etmediğinden iptal edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul hukuku ilkelerinin ihlâl edildiğini, yokluklarında sözlü yargılamaya geçilerek karar verildiği, ek raporun uyapta taralı olmadığını, taraflarına tebliğ edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun nüfus kayıtlarına uygun olduğu, miras pay dağılımının doğru yapıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar son celsede sözlü yargılamaya geçilirken yeni bir duruşma günü belirlenerek taraflarına tebliğ edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, ilgili celseye istinaf eden davalı vekilinin katılmadığı; ancak gönderdiği mazeret dilekçesinde yokluklarında karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmekle bildirdiği istinaf sebebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mazeret dilekçelerinde yokluklarında karar verilmesi yönünde bir beyanda bulunmadıklarını, eksik inceleme ile karar verildiğini, usul hükümlerinin ihlâl edildiğini, ek raporun taraflarına tebliğ edilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi istemine ilişkindir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 27 nci ve 281 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598 inci maddesi.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ... vekilinin ek raporun tebliğ edilmediği yönündeki temyiz itirazlarına gelince;
a. "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281 inci maddesinde "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.
" denilmiştir.

b. "Hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesinde de; "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
" düzenlemesi yer almaktadır.

c. Somut olayda, davalı ... vekiline ek rapor UYAP sisteminde kayıtlı olduğu gerekçesiyle tebliğ edilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda bilirkişi raporlarının UYAP sisteminde taralı olması durumunda taraflara tebliğ edilmeyeceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bilirkişi raporlarının taraflara tebliğ edilmesi hukuki dinlenilme hakkı gereği zorunludur. Mahkemece davalı ... vekiline ek rapor tebliğ edilmeden rapora yönelik bilgi sahibi olma ve açıklama haklarını kısıtlar biçimde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Yukarıda V.C.3.(2.a.) ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.