Davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine
Taraflar arasındaki ipotek bedelinin uyarlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile ipotek bedeli olan arsa satışı bedeli olarak uyarlanan 769.500,00 TL'den davacı yanın 21/08/2020 tarihli ıslah dilekçesindeki miktar dikkate alınarak 119.500,00 TL ipotek bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/12/2020 tarih, 2017/862 Esas - 2020/478 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabülü ile uyarlama talebinin kabulüne; 27/06/1976 tarihli resmi akitle tesis edilen 45.000,00 TL bedelli kanuni ipoteğin dava tarihi itibariyle 119.500,00 TL olarak uyarlanmasına, hukuki yarar bulunmadığından, bu miktarın alacak olarak tahsiline ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 784 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına davacıların murisi ... lehine 27/02/1976 tarihinde 3001 yevmiye numaralı 45.000,00 ETL bedelli 15 ay vadeli ipotek tesis edildiğini, ancak bu zamana kadar söz konusu ipotek bedelinin ne davacılara ne de murisine ödenmediğini belirterek ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması ve rayiç bedelin tespiti ile vadesinden itibaren işleyecek gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların taraf ehliyetinin bulunmadığını, ipoteğin ...Kollektif Şirketi lehine tesis edildiğini, söz konusu alacağın kanunda belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğunu, ipotek bedelinin uyarlanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ipoteğin TMK'nın 893 üncü maddesi uyarınca kanuni ipotek olarak konulduğu, alacak borç sebebi ile konulan bir ipotekten bahsedilemeyeceği, bu sebeple karz ipoteği olmadığı, davaya konu 45.000,00 ETL ipotek bedelinin Yargıtay uygulaması gereğince taşınmazın dava tarihindeki güncel değeri üzerinden, ödenmeyen satış bedelinin toplam satış bedeline oranı olan 45/70 oranı üzerinden uyarlama yapılarak tespit edilen 119.500,00 TL ipotek bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Fer'i müdahil vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müdahil dilekçelerinin davanın taraflarına tebliğ edilmeden reddedildiğini, fer'i müdahale talebinde bulunma noktasında hukuki yararlarının mevcut olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Dava konusu ipoteğin karz ipoteği olduğunu ve karz ipoteğinin uyarlama davasına konu olamayacağını,
Davacıların işbu dava bakımından taraf sıfatları bulunmadığı gibi davayı açmada hukuki yararları da bulunmadığını,
İpoteğe bağlı alacak zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadıklarını, davanın kısmi/belirsiz alacak davası olarak da ikame edilmediğini, taleple bağlılık ilkesi gereği sadece dava değeri bakımından karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak ıslah dilekçesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ipoteğin uyarlanması ve dayanak alacağın tahsili talebinde bulunduğunu, ipoteğin dava konusu taşınmazın bakiye satış bedelinin teminatı olarak kanuni ipotek şeklinde tesis edildiği ve bu nedenle ipoteğin güncel değerinin tespitinde hukuki yararın bulunduğu, mahkemece taşınmazın tamamının 1.197.000.000 TL (taşınmazın akit tablosuna göre arsa vasfıyla satılmış olmasına nazaran) ödenmeyen kısmın güncel değere oranlanarak bulunan değerinin ise (45/70) 769.500,00 TL olduğunun tespit edildiği ancak davacı vekilinin 21/08/2020 günlü dilekçesi ile ek dava haklarını saklı tutarak ipotek bedelinin 119.500,00 TL'ye artırılmasını talep ettiğini, mahkemece taleple bağlı kalınarak uyarlama talebinin bu miktar üzerinden hüküm altına alındığını ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle doğru olduğu; ancak alacağı (taşınmaz rehni) ipotekle teminat altına alınan tarafın ipotek borçluları aleyhine bu yola mahsus takip yoluyla ipoteğin paraya çevrilmesini ve alacağının tahsilini icra dairesinden isteyebileceğini dolayısıyla ayrı bir alacak davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/12/2020 tarih, 2017/862 Esas - 2020/478 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabülü ile uyarlama talebinin kabulüne; 27/06/1976 tarihli resmi akitle tesis edilen 45.000,00 TL bedelli kanuni ipoteğin dava tarihi itibariyle 119.500,00 TL olarak uyarlanmasına, hukuki yarar bulunmadığından, bu miktarın alacak olarak tahsiline ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiş, davalı taraf temyiz dilekçesinde ayrıca davacıların alacak istemlerinin reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, ipotek bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 881 ve 893 ncü maddeleri
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.