Esastan ret

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün tespit ve men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli 2003/02062 no.lu "dağıstanlı" markasının sahibi olduğunu, markanın 35,36 ve 39 uncu sınıfta yer ... hizmetlerde tescilli olduğunu, markanın aynısının davalı tarafından taklit edilip kullanıldığını, davalı tarafından "www.dagistanliturizm.com" internet sitesinde de markanın haksız olarak kullanıldığını, davalı tarafından 2014/58133 no.lu "samsun ... canlar dağıstanlı" ibareli markanın tescil edildiğini, fakat markanın tescil edildiği şekli ile kullanılmadığını, müvekkilinin markasını taklit ederek kullandığını, müvekkilinin tescilli markası karşısında davalı tarafından 2014/58133 no.lu markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, markalar arasında karıştırma ihtimali olduğunu, müvekkilinin dağıstanlı markasını kendi sektöründe meşhur hale getirdiğini, davalı tarafa ihtarname çekilerek tecavüz eylemlerine son vermesinin istendiğini, fakat davalı tarafın cevap dahi vermediğini ileri sürerek davalı tarafın dağıstanlı ibaresini marka ihlali ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullandığının tespitini ve davalı adına tescilli 2014/58133 no.lu "samsun ... canlar dağıstanlı" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; kendi adına herhangi bir şirket ya da mükellefiyet kaydı olmadığını, davacı ...'nun ... Dağıstanlı Seyahat Tur. San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, adı geçen şirketin unvan değişikliğine giderek Canlar Dağıstanlı Seyahat .... San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, davacının şirketin bütün aşamalarından haberdar olduğunu, aynı zamanda şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, internette ve yazıhanelerde yer ... Dağıstanlı yazısının bu şirkete ait olduğunu, kendisinin hiçbir şirketin ortağı olmadığını, tescil edilmiş olan markayı hiç kullanmadığını, ortaklar arasında çıkan anlaşmazlığın kendisine yansıtıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından internet sitesinin içeriğinde "dağıstanlı" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, davalının kendi adına tescil edilmiş olan "samsun ... canlar dağıstanlı" markası yerine davacı tarafın tescilli markasının aynısını kullandığı, internet sitesindeki kullanımlar ve internet sitesinin de davalı tarafın tescilli markasına uygun bir kullanım gerçekleştirmediği, aksine davacı tarafın markası ile karıştırılmasına yol açacak derecede benzer markayı kullandığı, davacı markası ile davalı markasının işaretsel ve sözcüksel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, her iki tarafın markaları incelendiğinde aynı ve benzer sınıflarda tescilli oldukları, markalar arasında iltibas ihtimali oluşmadığından davalı adına tescilli "Samsun ... Canlar Dağıstanlı" ibareli markanın hükümsüz kılınması için gerekli şartların somut olay açısından oluşmadığı, davalı adına kayıtlı www.dagistanliturizm.com isimli internet sitesinde yer ... kullanımların davacı tarafın marka hukukundan kaynaklı haklarını ihlal etmesi sebebiyle marka hakkına tecavüz edildiği ve haksız rekabete neden olduğu, davacı tarafın markasının esas unsuru " Dağıstanlı" iken ve bu markayı kendi sektöründe yüksek ayırt edici bir hale ve tanınmış marka konumuna getirdiği konusunda dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge yok iken taraf markalarında ortak olarak kullanılan dağıstanlı kelimesinden dolayı davalı taraf kötü niyet atfetmek mümkün olmadığı, davacı markasının tanınmış marka olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, ancak davalı markasının tescili dışında kullanımı nedeni ile davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetin oluştuğundan davanın kabulüne, davalıya ait tecavüz oluşturan wwwdagistanliturizm.com. ibareli ... adının iptaline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait markanın yüksek ayırt edici nitelikte olduğunu, her ne kadar ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ve bilirkişi raporunda "dağıstanlı" ibaresinin zayıf ayırtedici nitelikte olduğu beyan edilmiş olsa da bu durumun gerçeği yansıtmadığını, 2003/02062 no.lu "Dağıstanlı" markasının ilk sahibinin ... Dağıstanlı olduğunu, ... Dağıstanlı'nın yüksek ayırtedici bir nitelik kazandırdığı markasını, ticari sebeplerle davacı ... ve davalının babası Hakkı Mermi ile anlaşarak 17.06.2010 tarihinde "dağıstanlı" markasını sattığını, 14.11.2011 tarihinde ise Hakkı Mermi'nin de Dağıstanlı markası üzerindeki tüm haklarını davacıya devrettiğini, ancak davalının dağıstanlı markasını taklit etmek; "dağıstanlı" markası ile halen ekonomik bağlılık içerisinde oldukları izlenimini vermek için davaya konu markayı aynı iş kolunda ve aynı çevrede gösterdikleri ticari faaliyetleri için tescil ettirdiğini, davalıya ait markanın esas unsuru "dağıstanlı"nın, davalı tarafından kurulan internet sitesinin de bu adla olduğunu, markanın karıştırılma ihtimalinin olmadığından bahsetmenin mümkün olmadığını, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu, tarafların "dağıstanlı" markasının davacı üzerinde kalması konusunda anlaştıklarını, ancak bu anlaşmaya rağmen davalının; "dağistanliturizm" adı altında internet sitesi açtığını, davalının tescil ettirdiği markanın "Samsun ... Canlar Dağıstanlı" olmasına rağmen davalı tarafından kurulan internet sitesinin "dağistanliturizm" adı ile kurulduğunu ve bu kullanımının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dağılan dağıstanlı turizm şirketinin sahibi veya yöneticisi olmadığını, yalnızca ... adı ve markanın sahibi olduğunu, işbu marka ve ... adının kullanım hakkı ise yine ilgili şirkete ait olduğunu, şirketin davaya dahil edilmeksizin verilen kararın husumet yönünden bozulması gerektiğini, davacının sahibi olduğu markanın 11.06.2004 tarihinde tescil edildiğini, 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 40 ıncı maddesinde öngörülen 10 yıllık sürenin geçtiğini, davacının sahibi olduğu markaya dayalı talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacı tarafça markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilmesine rağmen, mahkemece ... adının iptaline karar verilmiş olmasının taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğini, davacı ...'nun, aralarında davalının babası Hakkı Mermi'nin de bulunduğu, dava dışı kişiler ... ... ve ... Baştuğ'un yönetim kurulu üyesi ve ortağı olduğu Dağıstanlı Turizm Seyahat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin eski ortağı olduğunu, ancak davacının, 2012 yılında dava dışı ilgili şirketten tüm haklarını almak suretiyle ayrıldığını, ayrıldıktan sonra aynı sektörde hiçbir faaliyet yürütmediğini, ancak sanki ticari bir faaliyeti varmış ve zarara uğramış gibi huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı olarak açıkça marka hakkını öne sürerek hakkını kötüye kullandığından hukuk düzenince korunması mümkün olmadığından kısmi kabul kararın bozularak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın benzerliğinin değerlendirilmesinde, markanın unsurlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ayrı ayrı ele alınamayacağı yerleşmiş Yargıtay uygulamasıdır. Her ne kadar davacıya ait marka, davalı markası ile aynı sınıfta ise de; "Dağıstanlı" markası ile davalıya ait "Samsun ... Canlar Dağıstanlı" markasındaki "dağıstanlı" kelimesinin, davalının "Samsun ... Canlar" ibaresi yanında tali unsur olarak kullanıldıkları, bu hali ile esas unsuru oluşturan kelimeler ve şekil itibariyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik bulunmadığı, mahkemece bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmeye dayanılarak karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı, sırf marka başvurusunun davalının kötü niyetli sayılmasına olanak tanımadığı, ... adı kullanımı ile marka hükümsüzlüğüne ilişkin taleplerin ayrı talepler olduğu, ... adı kullanımının davacının markasına yönelik markasal kullanım kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalının ... adının değil, markasının davacı markası ile benzer olmadığı, iki kullanımın arasındaki farklılık sebebiyle davalının markasının kötü niyetli tescil olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde görülmediği ve davalı istinaf istemlerinin ise marka, esas itibariyle bir işletmeyi değil, o işletmenin arz ettiği mal veya hizmetleri diğerinden ayırt ettiğinden, marka işletmeden, işletme de markadan ayrı olarak devredilebileceği, davacının dava dilekçesi incelendiğinde markasal kullanım sebebiyle tecavüzün durdurulmasını da talep ettiği, davalının, markasal anlamda davacının tescilli markalarına tecavüzde bulunduğu ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, ilk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen sebeplerle dosya içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı istinaf istemi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün tespit ve men'i istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 6 ncı maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.