Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.11.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 16.02.2016-12.03.2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini belirterek; haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 200.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 24.12.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/559 Esas 2020/55 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/355 Esas 2020/546 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.12.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Davalı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat hesabında asgari geçim indiriminin dahil edilmemesi gerektiğine, maddi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının gözaltı tarihi itibariyle SGK kaydının bulunmadığı tespit edildiği, bu sebeple maddi tazminat isteminin asgari ücrete göre değerlendirilmesi gerektiği, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı 16.02.2016-12.03.2019 tarihlerinden ilk gün sayılmayıp 2016 yılından 10 ay ve 13 artık gün, 2017 yılından 12 ay, 2018 yılından 12 ay, 2019 yılından 2 ay ve artık 12 gün hesaplanarak tazminat talebinin kısmen kabulü ile 54.509,98 TL maddi ve 60.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 16.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine yönelik kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/212 Esas, 2019/284 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 16.02.2016-12.03.2019 tarihleri arasında 3 yıl 26 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 09.09.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen ve asgari geçim indirimi düşülmeden net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle maddi tazminat hesabında asgari geçim indiriminin dahil edilmemesi gerektiğine ve maddi tazminat miktarının yüksek olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.Davacı tarafça dava dilekçesinde hükmolunacak tazminatlara tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince taleple bağlı kalınarak tutuklama tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı görülmüş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış olup, davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/355 Esas 2020/546 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.