İtirazın Kabulü

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/442 Esas, 2018/870 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 15.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Hükümlü tarafından 21.06.2021 tarihinde verilen dilekçe ile hakkında basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanması talep edilmiş, Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ek kararıyla sanığın talebinin reddine karar verilmiş ve hükümlü tarafından yapılan itiraz üzerine Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararıyla, itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.11.2021 tarihli ve 2021/17450 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2021 tarihli ve KYB-2021/133798 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2021 tarihli ve KYB-2021/133798 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un 251. Maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki,
Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut olayda, Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesince, 26/10/2018 tarihinde sanığın mahkumiyetine karar verildiği, 15/10/2019 tarihinde ise istinaf kanun yolundan geçerek hükmün kesinleştiği nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesi uyarınca 01/01/2020 tarihinden önce kesinleşmiş incelemeye konu dosyada basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesi;
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
2. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri;
"(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla;
...
c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır.
d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir.

3. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

4. Aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının 2709 sayılı Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin de iptaline karar verilmiştir.

5. İncelenen dosyada; sanığın yargılama konusu eylemi 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre basit yargılama usulüne tabi ise de, hüküm 26.10.2018 tarihinde verilip 15.10.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1982 Anayasasının 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ve basit yargılama usulüne ilişkin kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı tespit olunmuştur.

6. Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın itirazı üzerine verilen itirazın kabulüne ilişkin 08.07.2021 tarihli karar, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/772 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.