Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında katılanın yanında işçi olarak ağaç kesim işinde çalıştığını ve işçi ücretinin katılan tarafından ödenmemesi üzerine işçi ücretine karşılık olarak suça konu odunları evine götürdüğünü beyan ettiği, tanık olarak dinlenen ...'ın aşamalarda alınan beyanlarında sanık ile katılanın ücret karşılığı odunları alması konusunda anlaştıklarını beyan ettiği, bilgi sahibi olarak dinlenen diğer tanıklar ... ve Nazım Korkmaz'ın alınan beyanlarında da kendilerinin de katılanın yanında işçi olarak çalıştıklarını, katılanın ücretlerini vermemesi nedeniyle aralarında kesilen odunlardan alma konusunda anlaştıklarını beyan ettikleri gözetildiğinde tanık ...'ın beyanının sanığın akrabası olması nedeniyle tarafsız olamayacağı değerlendirildiği halde tanıklar ... ve Nazım Korkmaz'ın beyanlarının sanığın savunmasını doğrular nitelikte olmasına rağmen iki tanığın beyanlarına neden itibar edilmediğinin belirtilmediğinin anlaşılması karşısında tanıklar ... ve Nazım Korkmaz'ın ifadelerine neden itibar edilmediği ve tarafların dinlettiği tanıklardan hangisine neden öncelik tanındığı denetime olanak verecek şekilde açıklanarak sonucuna göre eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olup olmadığı veya atılı hırsızlık suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenip işlenmediği ve bu kapsamda eylemin 5237 sayılı TCK'nın 144/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.