DAVACILAR: 1.... vekili Avukat ...
2....
3....
4.... ... ...
5....
6. ... vekilleri Avukat ...
MURİS: ...

Davanın kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ...'in keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı 200.000,00 TL bedelli bir adet bonoya dayalı şekilde davalı yanca keşideci aleyhine girişilen icra takibi kesinleştikten sonra keşideci ... ...'in vefat ettiğini, bono üzerindeki parmak izinin keşideci murise ait olmadığı gibi keşide tarihinde murisin çok yaşlı olup temyiz kudretine de sahip bulunmadığını, davalının murisin torunu olduğunu ve esasen yanlar arasında bono düzenlenmesini gerektirecek bir alışveriş de bulunmadığını, müvekkillerinin miras haklarının engellenmesi amacıyla muvazaalı şekilde bononun keşide edildiğini ileri sürerek murisin ve müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların taraf sıfatı bulunmadığı gibi takibe konu bono nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini ve %40 oranında tazminatın davacılardan tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemece 18.04.2014 tarih, 2011/19 E. ve 2014/141 K. sayılı kararı ile davaya konu bononun murisin kandırılmak suretiyle düzenlendiği, davalı yanın borç para vermek suretiyle muristen bu bonoyu aldığını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 30.09.2015 tarih, 2014/14324 E. ve 2015/11656 K. sayılı kararıyla, davacıların yanısıra dava dışı ... ... de muris ... ...'in mirasçısı olup davanın da murisin tüm mirasçıları tarafından birlikte açılması ya da dava açmayan mirasçının açılan bu davaya muvafakat vermesi, aksi halde terekeye temsilci tayin ettirilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ... ... mirasçısı ... vekilinin davaya muvafakatlerinin olduğunu beyan ettiği, duruşmalara da davacı ... vekili olarak katıldığı, taraf teşkilinin sağlandığı, davalı ve muris ... ... arasında gerçekte borçlandırıcı bir işlemin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, murisin ve davacı mirasçıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, keşideci murisin keşide tarihinde ayırt etme gücünün bulunduğunu, müvekkilinin muris keşideciye borç para verip karşılığında senet aldığını, senet üzerinde nakden ibaresinin de bulunduğunu, saikte hata olmadığını, icra takibine konu edilen borca keşidecinin itiraz etmediğini, kısmi ödeme dahi yaptığını, keşideci ... ...'in bu paraları harcadığı yerlere dair belge sunduklarını, aksini ispat yükünün davacılarda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, muris ... ...'in keşideci olarak yer aldığı senede dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.