Mahkûmiyet
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili yönünden; sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanun'u (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyizi yönünden ise sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bergama Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2013 tarihli ve 2011/623 Esas, 2013/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan; beraatına karar verilmiştir.
2.İşbu kararın şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 25.05.2016 tarihli ve 2014/28029 Esas, 2016/7565 Karar sayılı ilâmıyla; şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin reddine, katılan ... vekilinin temyiz talebi yönünden "...Sanığın, 16.05.2011 tarihinde ...'ya ait madeni yağ satışı yapılan işyerinde, ...' a ait ... plakalı kamyonun yakıt deposuna huni vasıtasıyla madeni yağ koyduğunun görülerek olayın tutanağa bağlandığı, işyeri sahibi ...'nın ve kamyonun şoförü olan ...’ın hazırlıkta müdafıleri hazır olmaksızın şüpheli sıfatıyla alınan beyanlarında işyeri çalışanı olan sanığın, madeni yağı kamyonun yakıt deposuna aktarırken yakalandığını söyledikleri, sanığında hazırlık savunmasında madeni yağları kamyonun deposuna aktarırken yakalandığını beyan ettiği ancak duruşmada verdikleri beyanlarda hazırlık ifadelerini kabul etmeyerek aracın yakıt deposuna madeni yağ boşaltılmadığını söyledikleri anlaşılmakla; 16.5.2011 günlü tutanak tanıkları dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2018 tarihli ve 2017/515 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4.Denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı suç işlemesi üzerine önceki hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/274 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararı ile 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık hakkında neticeten; 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık süre tutum dilekçesi vermiştir.
1.Madeni yağ üzerine faaliyet gösteren temyiz dışı sanık ...'ya ait iş yerinin önüne gelen kamyonun yakıt deposuna iş yerinden çıkan bir kişinin tenekelerle menşei belirsiz sıvı ikmal ettiğinin görülmesi üzerine usulüne uygun biçimde alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın yanında yakıt ikmaline yarayan damacana ve huni ile iş yerinden ve araçtan toplamda 110 adet tenekede toplam 218 litre menşei belirsiz sıvı ele geçirilmiştir.
2.Tübitak Marmara Araştırma Merkezi (TÜBİTAK-MAM) tarafından düzenlenen analiz raporunda numunenin mineral yağ esaslı olduğu ve dizel motorlu araçlarda yakıt olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.
3.Sanık savunmasında, müşteri olarak gelen kamyon şoförüne iki teneke yağ sattığını, polislerin geldiği esnada fatura kesmek amacıyla iş yerine girdiğini, sattığı yağların ne amaçla kullanıldığını bilmediğini beyan etmiştir.
4.Tutanak mümzilerinden F. I. ve M. S. Mahkeme huzurunda, suç tutanağını ve imzalarını doğrulamakla birlikte M. S. ifadesinde, tenekelerdeki sıvının açıkça aracın yakıt deposuna aktarıldığını beyan etmiştir.
5.Kamyon şoförü olan dava dışı H. Y. ile temyiz dışı iş yeri sahibi ...'nın Mahkemedeki beyanlarına göre tenekedeki yağların satışını sanığın yaptığı anlaşılmıştır.
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanığın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
"Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın akaryakıt haricinde kalan petrol ürününü akaryakıt yerine ikmal etmeye teşebbüs etmesi, ele geçirilen sıvının ticari iş yerinde yakalanması ve ticari nitelikte araca ikmal edilecek olması, tutanak mümzilerinin mahkemedeki anlatımlarına göre sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olması nedenleriyle sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanun'larla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ile de aynı düzenlenmenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden önce 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği ve anılan madde gereği suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmakla;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlarla değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci, yirmiüçüncü, 5 inci maddesinin ikinci fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Dava konusu eşya ile suçun işlenmesinde kullanılan aparat hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/274 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/274 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.