İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Büyükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/604 Esas, 2020/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/221 Esas, 2021/2761 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik incelemeye, beraat kararı verilmesine, meşru savunma ve haksız tahrikin varlığına, meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde trafikte sanığın park etmiş olduğu aracın yolu kapatmış olması nedeniyle sanık ile mağdur arasında tartışma çıktığı, bu tartışmanın kavgaya döndüğü, bu sırada sanığın aracında bulunan çekiç ile mağdurun başına vurarak hayatî tehlike geçirecek ve ağır (5.) derece kırık meydana gelecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Adlî Tıp Kurumunun, 02.09.2019 tarihli raporunda; "Mağdurun yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarına etkisini ağır (5.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu," belirtilmiştir.

4. Olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu formu, kolluk tutanakları, uzmanlık raporları, adlî tıp raporları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ise de; İlk derece mahkemesince ceza miktarı hesaplanırken 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi maddesinin tatbikinde "8 yıl 12 ay" yazılması gerekirken "6 yıl 12 ay" yazılması (sonraki maddelerin tatbikinde ceza miktarının doğru yazılmış olması sebebiyle) mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik nedeni ve buna bağlı indirim oranının isabetli şekilde belirlendiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/221 Esas, 2021/2761 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.