HÜKÜMLÜ: ...

Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/07/2012 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilerek temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında;

Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.12.2007 günlü ek kararının mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av....’e tebliğ edilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan anılan savunmandan hükümlünün haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün, hükümlüye tebliğ edildiğine ilişkin belge dosya arasında bulunmadığından, Dairemizin 27.03.2012 günlü eksikliğin giderilmesine ilişkin iade yazısı doğrultusunda, gerekçeli kararın hükümlü ... 'ya gerekli ihtaratı içeren kayıt ile birlikte yöntemine uygun olarak tebliğ edildiği, adı geçen hükümlünün bu tebligata rağmen ek kararı temyiz etmediği anlaşıldığından, Av....'in bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, dosyanın incelenmek- sizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.