Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.05.2016 tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın sürücüsü desteğin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, ölenin müvekkillerinin oğlu olduğunu ve müvekkillerinin oğullarının desteğinden mahrum kaldığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek müvekkili Müzeyyen için 50,00 TL, Mustafa için 50,00 TL olmak üzere 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza neticesinde vefat edenin, sigortalı aracın sürücüsü olduğunu ve kendi kusuru ile vefat ettiğini, sürücünün kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma zararlarının sigorta teminatı kapsamında kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacılar vekilinin davacılar desteğinin sürücüsü olduğu aracın trafik sigortacısına karşı dava açarak tazminat talebinde bulunduğu, 2918 sayılı Yasa'nın 92 nci maddesi kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen zararların sigorta teminatı kapsamında kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ZMSS poliçesinin başlangıç tarihinin 18.12.2015 olduğunu, trafik kazasının ise 22.05.2016 tarihinde meydana geldiğini, 2918 sayılı Yasa'nın 92 nci maddesinde 6704 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemenin ise 26.4.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini, poliçe düzenleme tarihinden sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle yasa değişikliğinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, davacıların zararlarının doğrudan zarar olduğunu ve kusurlarının bulunmaması nedeniyle poliçe tarihindeki 2918 sayılı Yasa’nın 92 nci maddesi gereğince zararlarının sigorta teminatı kapsamında bulunduğunu, vekalet ücreti yönünden ise maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ZMSS Genel Şartlar'ında yapılan düzenleme nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile meydana gelen destek zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, Mahkemece karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince davanın esastan reddedilmiş olması nedeniyle nispi vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında, davacı aleyhine kanuna ve tarifeye aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebeplerini tekrar etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.