İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2020/27 Esas, 2020/210 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması için açılan kamu davasının yargılamasının sonunda 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fırkasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.01.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/92 karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2022 tarihli Tebliğnamesinde suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair görüş bildirilmiştir.

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Taraflar arasında husumet bulunmadığına, mağdurenin aşamalarda istikrarlı beyanda bulunduğuna, istinaf kararının kaldırılmasına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
2016 ve 2017 yıllarında suça sürüklenen çocuğun mağdurenin anal bölgesine birden fazla kez cinsel organı ile sürtündüğü iddiası ile açılan kamu davasının yargılamasında, mağdurenin her aşamada değişiklik gösteren, tutarlı olmayan ve birbiri ile çelişen beyanları, alınan muayene raporları ve beyanı sırasında hazır bulunan psikologun değerlendirmeleri, tanık anlatımları, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki böyle bir olayının gerçekleşmediği ve söz konusu suçu işlemediği yönündeki beyanları da dikkate alındığında mağdurenin söz konusu olayı yaşadığına ilişkin şüphe oluştuğu ve şüphenin yenilemediği gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kabulünde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/92 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.