Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat Nazlıcan Karagöz Kemeşi ile davalı vekili Avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... İnşaat Yapı Düzenleme ve Paz. Tic. A.Ş. arasında yapılan 15.06.2009 tarihli sözleşme uyarınca, müvekkilinin davalı şirkete temizlik hizmeti verdiğini, davalının hizmet bedelinin %50'sine karşılık barter çekleri verdiğini, ancak çeklerin vadesinde ödenmediğini, barter çeklerini düzenleyerek piyasaya sunan diğer davalı şirketin de garantör olarak sorumlu olduğunu ancak davalılar hakkında başlattıkları icra takiplerinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazların iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kabulü doğrultusunda hizmet bedelinin %50'sinin barter çekleri ile ödendiğini ve karşılığında ödeme makbuzlarının alındığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacının bu çekleri diğer davalı şirkete götürdüğünde oradan istediği malları alabileceğini, söz konusu çeklerin hiçbir yere ibraz edilmediğini, müvekkilinin barter çeklerinin karşılığını da diğer davalıya daire vererek ödediğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı ile diğer davalının müvekkilinin üyeleri olduklarını, barter sisteminin üyesi olan firmaların ellerideki barter çeklerini başka bir barter üyesi olan firmaya verebileceği gibi, barter kurumuna giderek oradan başka bir mal veya hizmet alabileceğini, davacının da elindeki çekler ile barter sisteminde mal ve hizmet alması gerekirken, müvekkili şirketten ya da sistemdeki diğer, firmalardan hiçbir talepte bulunmadığını, davacının bu çeklerin karşılığı olan malları halen barter sisteminden mal ve hizmet olarak alabileceğini, bu çeklere dayalı olarak takip başlatılmasının haksız olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Yerel Mahkemenin 25.12.2017 tarihli ve 2015/333 Esas, 2017/1567 Karar sayılı kararı ile, asıl ve birleşen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yargıtay Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2018/876 Esas, 2020/4291 Karar sayılı kararı ile, hükmün onanmasına karar verilmiştir.
A.Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.11.2021 tarih, 2021/3710 Esas, 2021/1342 Karar sayılı ilamı ile davacının basiretli bir tacir olarak sisteme üye olmasa dahi davalı ile yaptığı sözleşmede ödemenin yarısının barter çeki ile yapılacağını kabul ettiği, bundan sonra ifayı nakit olarak değil, barter havuzunda bulunan mal ve hizmetlerden sağlaması gerektiği, sisteme üye ise alacağını sistemden talep edebileceği, üye değilse sisteme üye olup Barter çekinin tahsilini sistemden bu suretle talep edebileceği, davacının basiretli tacir olarak barter çekini üye sıfatı ile kabul edip teslim almakla, barter üyesi olmayı kabul etmiş olduğu, dosyada davacının barter havuzundan çeki tahsil etme teşebbüsünde bulunduğuna ve bu talebin reddedildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgi de olmadığına göre asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, önceki onama ilamı kaldırılmış ve yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Yerel Mahkemenin 26.04.2022 tarihli ve 2021/795 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararı ile, davacının basiretli bir tacir olarak sisteme üye olmasa dahi davalı ile yaptığı sözleşmede ödemenin yarısının barter çeki ile yapılacağını kabul ettiği, bundan sonra davacının ifayı nakit olarak değil, barter havuzunda bulunan mal ve hizmetlerden sağlaması gerektiği, bu durumda davacının sisteme üye ise alacağını sistemden talep edebileceği, üye değil ise sisteme üye olup barter çekinin tahsilini talep edebileceği, dolayısıyla davacının basiretli tacir olarak barter çekini üye sıfatı ile kabul ederek teslim almak suretiyle barter üyesi olmayı kabul ettiği, dosyaya davacının barter havuzundan çeki tahsil etme teşebbüsünde bulunduğuna ve bu talebin reddedildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin, davacısı işbu dava davacısının grup şirketi, davalıları işbu dava davalıları olan ve aynı hukuki nedene dayalı davada yerel mahkemenin davacı lehine verdiği kararı onadığı ve bu karara karşı Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesine yapılan karar düzeltme başvurusunun reddedildiği, davacının barter üyesi olmaya zorlanmasının sözleşme serbestisi ilkesine aykırı olduğu, hizmeti alan davalı ... Gay.'ün bedel sorumluluğundan kurtulamayacağı, davacı alacağının yok sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, davacının hizmet karşılığı almış olduğu barter çeklerini nakit olarak tahsil edip edemeyeceği hususuna ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân olmadığı ve özellikle barter sistemi, mal mübadelesi (trampa) müessesesinin güncel ekonomik hayata adapte edilmiş hali olup, sistemin esasının üye firmalar arasındaki mal ve hizmet alışverişlerinde değişim aracı olarak paranın kullanılmamasına dayandığının anlaşılmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınarak, Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen davalarda davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.