T U T U K L U
SUÇLAR: 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (her iki sanık hakkında)
2. Kenevir ekme (sanık ... hakkında ayrıca)
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/102 Esas, 2021/406 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2022 tarihli ve 2021/3407 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Tutanak tanıklarının dinlenilememesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerince devriye görevi ifa edildiği esnada sanıklar Mesut ve Faruk'un bulunduğu 34 BYT 816 plakalı araçtan şüphelenilerek aracın sokak üzerinde durdurulmak istenildiği ancak yapılan uyarıya uymayan aracın aynı sokakta bulunan numara 3 önünde durduğu ve sanıklardan Mesut'un araçtan inerek elinde bulunan siyah renkli çantayla No: 3'de bulunan ikamete hızlıca gitmeye başladığı, sanığın yapılan dur ihtarına uymayarak hızlandığı ve No: 3'de bulunan ikametin bahçesine elinde bulunan siyah renkli çantayı fırlattığı, bahse konu aracın sanık ...'un inmesine müteakip tekrar hareket ederek kaçmaya çalıştığı ancak sokak çıkışında kolluk görevlilerince sürücü olan sanık ...’ın yakalandığı,
akabinde bahse konu çanta üzerinde yapılan inceleme ve alınan uzmanlık raporu ile söz konusu çantadaki maddelerin hint keneviri parçaları olduğu ve toplam 1956 gram esrar elde edilebileceğinin tespit edildiği, yine sanık ... tarafından atılan çantadan çıkan hassas terazi üzerinde sanıklardan ...'a ait parmak izinin tespit edildiği, yapılan çalışma neticesinde sanıkların hint keneviri bitkilerinin bulunduğu ikametten ayrılmış olduklarının tespit edildiği, bu ikametin üçüncü katında usulüne uygun olarak alınan arama kararından sonra yapılan aramada hint keneviri yetiştirmek için aydınlatma, nemlendirme, havalandırma şartlarını oluşturacak elektronik cihazlar ile 32 adet fide şeklinde hint keneviri bulunduğunun tespit edildiği ve yapılan inceleme ve alınan uzmanlık raporu ile bu elde edilen maddelerden 99 gram esrar elde edilebileceğinin tespit edildiği olayda; ele geçirilen maddelerin sanık ... tarafından atıldığına ilişkin olarak yapılan kolluk tespiti, ele geçirilen maddenin miktarı itibarıyla kullanım sınırları dışında kalması ve birlikte elde edilen hassas terazinin mevcudiyeti ve terazi üzerinde sanık ...'a ait parmak izinin bulunması ve bu hususun tespitinden sonra sanık ...'ın ilk beyanlarından dönerek sanık ...'un kendisine uyuşturucu madde sattığına dair kendisini suçtan kurtarmaya yönelik atfı cürum mahiyetinde çelişkili ve beyanlarda bulunmuş olması, sanıkların kolluk ekipleri takibinde kaçıp kaçmamaları hususunun sonuca etkili olmaması ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve Mesut'un sübut bulan Uyuşturucu Madde Ticareti eylemi dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Evde ele geçirilen suç unsuru maddeler nedeniyle sanık ...’un ve temyiz dışı sanık ...’in, Cemal'e ait olan ikamette esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yaptıklarının sübut bulduğu gerekçesiyle kenevir ekme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında "Kenevir ekme" ve "Uyuşturucu madde ticareti yapma" Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 01.08.2023,03.08.2023 ve 29.08.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdirdiği, ancak
sanığın temyiz süresi geçtikten sonra 08.11.2023 tarihli dilekçe ile yeniden temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması nedeniyle ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında "Kenevir ekme" ve "Uyuşturucu madde ticareti yapma" Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık ... yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2022 tarihli ve 2021/3407 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.