Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın 18.09.2020 tarihinde karıştığı kaza sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesiyle talebini 211.804,00 TL' ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, Genel Şartlar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığı kazadan yaklaşık 7 ay sonra düzenlendiği" gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sundukları maluliyet raporunun usul ve hukuka uygun olduğunu, aksi durumda dahi bunun tamamlanabilir dava şartı olduğunu ve kendilerine yeni bir rapor almaları için süre verilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “... Maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre alındığı, kusur ve aktüerya raporlarının Yargıtay' ın istikrar kazanmış kararlarına, poliçe tanzim tarihi ve kaza tarihindeki mevzuata uygun, karar vermeye yeterli olduğu, kaza tespit tutanağında davacının kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olduğundan müterafık kusur indiriminin uygulanamayacağı ve davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulü ile 211.804,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müvekkili şirkete eksik evrakla başvurduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, alınan medikal rapora göre maluliyet oranının %4 olduğunu ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hesaplamada %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, ceza dosyasının celbedilerek müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini çünkü davacının kask kullanmadığının sabit olduğunu, faiz başlangıç tarihi ve türünün hatalı olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı nezdinde sigortalı olan aracın 18.09.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının yaralanma bölgesinin baş bölgesi olmasına ve bu bölgede iyileşme süresinin bulunmayışına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle çenede tam kırık saptandığı, dudak sol tarafta kesi izlendiği ve yüzde iz kaldığı, sert cisimleri yiyememe, çenede ağrı şikayetinin bulunduğu, sol çene altında skar bulunduğu, çene açıklığının tam ancak açılıp kapanmanın asimetrik olduğu ve ısırma fonksiyonunda zorlu aktivitesinin izlendiği doktor raporları ile sabittir. Buna göre; motosiklet sürücüsü olan davacının meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.