Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sürücüsü olduğu ve trafik sigortası bulunmayan aracın dava dışı ...'in kullandığı motosiklete çarparak yaralanmasına neden olduğunu, müvekkili tarafından ...'e 28.01.2008 tarihide 31.540,00 TL işgöremezlik tazminatı ve tedavi gideri ödemesi yapıldığını, ödenen bedelin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamen ...'e ait olduğunu, şifa bularak taburcu edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 04.04.2013 tarihli ve 2008/469 Esas, 2013/1231 Karar sayılı kararıyla; davacı ... tarafından kazada yaralanan e 27.02.2008 tarihinde 29.666 TL sürekli maluliyet ve 08.04.2008 tarihinde 1.874, TL tedavi olmak üzere toplam 31.540,00 TL tazminat ödendiği yaralanan ...'in tüm vücut fonksiyon kaybının %33 olduğu, olay sonrası tutulan kaza raporunda kazaya karışan her iki aracında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı ... ekspertizlerince davalının kusur oranının 4/8 olarak belirlendiği, hesaplamada 4/8 kusur indirimi yapıldığı, davacı sigorta şirketinin gerçek zararın altında olan 31.540 TL ödeme yaptığından ödediği tazminatın tamamını davalıdan rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacak likid olmayıp yargılama ve hesaplamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince 2013/12166 Esas-2014/14997 Karar sayılı ve 03.11.2014 tarihli kararı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davalının araç işleteni olduğundan sorumluluğunun kusur oranı ile sınırlı olacağı, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, mağdur ...'in, daimi ve geçici işgücü kaybının olay tarihinde geçerli Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri esas alınarak belirlenmesi için en yakın üniversitenin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davalı işleten gerçek zarardan sorumlu olduğundan davacı ...'nın mağdur ...'e ödeme yaptığı tarihteki veriler esas alınarak aktüer hesabı yaptırılıp belirlenen zarardan davalının sorumlu tutulması gerekirken rapor tarihindeki verilerin alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, dava dışı ...'e ilişkin Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesince düzenlenen 26.03.2020 tarihli raporda % 5,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, dava dışı sürücünün %20 (yüzde yirmi) oranında ve davalı sürücünün %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile borçlu davalının Malatya 2.İcra Müdürlüğüne ait 2008/2918 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.790,25 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, kısmen reddi ile fazlaya dair talebin reddine, alacağın tespiti için yargılama gerektiğinden icra tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; takibin 11.790,25 TL açısından kaldığı yerden devamına karar verilmiş olmakla, kararda asıl alacak tutarı, faiz tutarı ve diğer alacak kalemlerinin net olarak izah edilmemiş olduğunu, işbu karar icra müdürlüğüne sunulduğunda belirtilen tutarın alacağın tamamı mı yoksa asıl alacak tutarı mı olduğu noktasında sıkıntı yaşanacağını, hesap raporunda icra takip tarihindeki tutar 11.978,89 TL denilip, 11.790,25 TL üzerinden takibin devam edilmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak icra takip tutarının 11.978,89 TL değil 32.028,87 TL olduğunu, bilirkişi tarafından dava konu takip dosyasının yeteri kadar incelenmediğini, Adli Tıp raporunun kazanın meydana geldiği tarih dikkat alındığında hükme esas alınmasının hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili kurum tarafından dava dışı ...’in kaza sonrası almış olduğu 10.10.2007 tarihli maluliyet raporuna göre ödeme yapıldığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına talep etmiştir.
Uyuşmazlık, 06.09.2007 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve dosyada alınan kusur raporları ile maluliyet raporunun olayın oluşuna uygun olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekili tarafından Malatya 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/2918 Esas sayılı dosyasından dava dışı 3. Kişiye yapılan ödemenin rücuen tahsilini teminen icra takibi başlatılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davaya dayanak olan icra takip dosyasındaki alacağın asıl alacak ve işlemiş faizlerinin toplamından oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından icra takip dosyasında 31.450 TL asıl alacak ve 488,87 TL işlemiş faiz talep edildiği, bozma ilamı sonrası mahkemece hesaplama yaptırılarak ödeme tarihindeki verilerek göre yapılan 11.790,25 TL'lik hesaplama doğru ise de müddeabih konusu yapılan asıl alacağa ödeme tarihi olan 08.04.2008 tarihinden takip tarihi olan 11.06.2008 tarihine kadar işleyecek yasal faizin de belirlenip mahkemece ayrı ayrı kalemlerde asıl alacak ve işlemiş faizin hükümde belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.