TCK'nın 89/4,62,51/1-3-6-7-8,53/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Dosya kapsamı incelendiğinde, meydana gelen trafik kazası sebebiyle yaralanan 15 yaşındaki mağdur ...'ın 14/05/2014 tarihinde alınan talimat ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu ve katılma talebinin olduğunu bildirdiği, ifadesi sırasında Ankara Barosu tarafından görevlendirilen Av. ... tarafından temsil edildiği, yargılama dosyasında mağdura vekil atanmadığı, gerekçeli kararın mağdurun talimat duruşmasındaki vekili Av. ...'e 16/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ üzerine Av. ...'in 19/01/2018 tarihli dilekçesi ile "görevlendirmesinin yalnızca Ankara ilinde talimat ile alınan ifadeyi kapsamakta olduğu, dosyanın içeriğinden bilgisi bulunmadığı, Ankara dışındaki mahkemelerden gelecek görevlerin yetkisi dışında olmasından dolayı tebligatı iade etmek zorunda olduğu ve mağdura yeni bir müdafii tayinini talep ettiğinin" görüldüğü, bunun üzerine mağdura Bursa Barosu tarafından 24/01/2018 tarihinde tarihinde Av. ... 'in görevlendirildiği ve aynı tarihte gerekçeli kararın kalemde bizzat tebliğ edildiği, mağdur vekilinin hükmü 29/01/2018 tarihinde temyiz ettiği görülmekle yapılan değerlendirmede, kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde bu talep değerlendirilmeden hüküm kurulan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan suçtan zarar gören mağdurun kamu davasına katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, talimat mahkemesince alınan 04/10/2012 tarihli beyanı sırasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmekle, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sair yönleri incelenmeksizin, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.