TCK'nın 85/1, 22/3,62,53/6. maddeleri gereğince
mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 05.19 sıralarında, sanık ...'ın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, iki yönlü, 10,5 metre genişliğinde, asfalt kaplama, aydınlatmanın olduğu yolda, alacakaranlık havada seyir halinde iken hızı nedeniyle polisin ihtarına uymayarak devam ettiği sırada, istikametine göre yolun sağ tarafından yola girip karşıya geçmek isteyen yaya ...'ya çarpması sonucu yayanın vefat ettiği, sanığın olay yerinden kaçtığı ve yaklaşık 5 saat sonra yakalandığı, yakalanması üzerine yapılan alkol muayenesinde 0,81 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda, sanığın asli kusurlu olduğu yönündeki mahkeme kabulü yerinde görülmekle yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin kusur durumuna, bilinçli taksire ve ceza miktarına ilişkin; katılan vekilinin ise olası kasta ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin birden fazla olduğu anlaşılmakla, arttırım oranının bu husus değerlendirilerek daha yüksek oranda belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temel cezanın 1/3 oranında artırılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.