İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2019/576 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-h, 35,53,58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2020/383 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suçu işlemediğine, bu yönde aleyhine delil bulunmadığına, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suçun vasıflandırılmasında da hata yapıldığı ve beraatine hükmedilmesi gerektiğine, İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ... ile sanık ...'ın arkadaş oldukları, sanığın, zaman zaman mağdurun işlettiği okey salonuna geldiği ve mağdurdan para aldığı, sanığın, olay günü 26.10.2019 tarihinde, geceden sayılan saat diliminden olan 19.30 sıralarında mağdurun iş yerine geldiği, mağdura yönelik "bana 25.000 TL. vereceksin, vermezsen burdan çıkınca silah bulup geleceğim, öldüreceğim, benim 13.5 sene cezam geldi, ben bu cezayı boş yatmam birini de öldürüp girer ikisini beraber yatarım, benim kaybedecek hiç bir şeyim yok" dediği, iş yerindeki müşterilerin araya girmesiyle sanığın iş yerinden ayrıldığı, mağdurun, polis merkezine giderek sanık hakkında şikâyetçi olduktan sonra iş yerine geri döndüğü, aynı gün saat 23.30 sıralarında sanığın tekrar mağdurun iş yerine geldiği, mağdura hitaben "beni öldür buradan sağ çıkartma yoksa ben çıkarsam seni kapıda çapraza aldırırım seni öldürürüm adamlarım bekliyor" şeklinde sözler sarf ettiği, iş yerindeki müşterilerin ve mağdurun sanığı ikna ederek göndermeye çalışmasına rağmen sanığın iş yerinin önünde tehditlerine devam ettiği, mağdurun kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunması üzerine sanığın olay mahallini terk ettiği anlaşılmakla mahkemece maddi olayın ve oluşun bu şekilde olduğu kanaatine erişilmiştir.
2. Farklı zaman dilimlerinde iki kez nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu işlediği iddiasıyla sanığın iki defa cezalandırılması iddia edilmiş ise de sanık, 26.10.2019 günü saat 19.30 ve 23.30 sıralarında iki defa mağdurun iş yerine gelerek tehdit içeren sözler söyleyerek para istediği, sanığın kast ve iradesinin aynı malvarlığına yönelik olduğu, eyleminin bütün halinde tek bir yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, kastının aynı kişiye ve aynı malvarlığına yönelik olduğu ve dolayısı ile suç konusu aynı olduğundan ayrı ayrı 2 defa cezalandırılmanın mümkün bulunmadığından mahkemece sanık hakkında tek bir yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Mağdur beyanları, tanık beyanları, sanığın ikrar içeren savunması, olay yeri inceleme ve yakalama tutanağı gibi deliller karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2020/383 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.