İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/107 Esas, 2019/391 ... kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 ... Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/2634 Esas, 2020/1605 ... kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle;

1- Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporuna göre ''...'' koduyla kodlanmış olması ile etkin pişmanlıktan faydalanmaya yönelik tanık E. K. nın beyanları nazara alındığında sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,

2- Tanık dinlenmesinden vazgeçilerek eksik inceleme sonucu karar verildiğine,

3- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,

İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Oluş, iddia, mahkeme kabulü, temyiz talebi ve tüm dosya kapsamına göre;

1. Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun güncel liste alanında 2015 Mart Alan başlıklı bölümde sanığın ''...'' (FETÖ/PDY mensubu olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan polis memuru) kodu ile kodlanmış olduğu, zümre başkanı olarak Sıla, öğretmeni olarak Selin isimlerinin gösterildiği, başka dosya şüphelisi E.K. nın etkin pişmanlıktan faydalanmaya yönelik ifadesinde örgüt mensubu olarak bildiği polis memuru olarak sanığın ismini verdiği anlaşılmakla;

Öncelikle sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda zümre başkanı Sıla ve öğretmeni Selin olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilip edilmediğinin ilgili birimlerden araştırılması, tespit edilmiş ise anılan kişilerin aşama beyanlarının dosyaya temini ile tanık olarak dinlenmeleri; sanık hakkında etkin pişmanlık anlatımında bulunan E.K. nın tanık olarak dinlenmesi ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,

2. Kabul ve uygulamaya göre;

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan ... yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/2634 Esas, 2020/1605 ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.