Mahkumiyet

Olay tarihinde, iddianamede açıklandığı üzere, katılan cep telefonundan aranmak suretiyle, 2013 yılında bir bayan tarafından arandığını ve kendisinin sağlık sigortası yaptırdığını, Finansbank'a ait kredi kartı numarasının ilk 4 son 4 rakamını söylediklerini, kredi kartından para çekilmemesi ve bu işlemin iptali için kredi kartına ait güvenlik numarasının istenmesi üzerine verdiğini, ardından cep telefonuna gönderilen şifreyi de söylediğini, daha sonra şüphelenip bankayı aradığında 320 lira harcama yapıldığını öğrendiğini belirtmesi, sanığın “müşteki müşterimizdir herkese yapıldığı üzere müştekiye telefonda sağlık üzerine check-up ürünümüzü tanıtımını yaparak kendi rızası doğrultusunda satışını gerçekleştirdik, satış esnasında müşteri kendi rızası ile bize kredi kartı numarası gibi bilgilerini vermiştir, hatta son olarak cep telefonuna gelen ve içeriğinde "320,00 TL karşılığında alışverişiniz için geçerli olan şifreniz: xxx" şeklinde olan 3 D güvenlik şifresini bizimle paylaşmıştır, bizim herhangi bir dolandırıcılık niyetimiz olsa bu işlemleri 320 TL yerine daha büyük rakamlarla yapar, adı adresi telefon numarası belli olan bir yerde kurumsal bir firma olmayız, müşteri talebi doğrultusunda kendisine para iadesi yapılmıştır, bu hususu müşteki doğrulayacaktır, avukatım vardır, kendisi bu mahkemeyi takip etmektedir, tarafıma sorulan Aras kargo alıcı ve iade eden taraf isimleri ile alıcı adresi bilgisi gibi evraklarımızı kargo firmasından ve diğer yerlerden temin ederek avukatımız aracılığı ile asıl mahkemesine ibraz edeceğim” şeklindeki savunması, sanık müdafiinin "ayrıca banka tarafından şahsın itirazı üzerine müvekkilin onayı ile yatırılmış olan para kendisine iade edilmiştir. Bu hususta banka kayıtlarından sorulabilir " ve temyiz dilekçesinde "Müvekkil ... ise ekte sunmuş olduğumuz Kartal 3. Noterliği'nin 24.04.2014 tarih ve 15624 yevmiye sayılı imza sirküsünden açıkça anlaşılacağı üzere satışı gerçekleştiren tüzel kişiliği bulunan şirkete 11.04.2014 tarihli ve 1 nolu ortaklar kurulu kararınca haricen 2 yıllığına müdür olarak atanmıştır.Suç tarihinde yetkili değildir" şeklinde beyanları, dosyada mevcut kargo belgesinin ve imza sirkülerinin sanık ve müdafii tarafından teslim edilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK.nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinin, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın suç oluşturmadığı sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bu fiillerin nitelendirilmesinin yapılarak açık olarak gerekçeye yansıtılması ve CMK.nın 230. maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekmesi karşısında;
Öncelikle ".... Satış Paz. Tic. Ltd. Şti. ” isimli işyerinin ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kayıtlarının celbi ile, sanığın tacir, şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi sıfatının var olup var olmadığının araştırılması, alışverişe konu belgelerin asıllarının istenmesi, Finansbank tarafından gönderilen belgeden alışverişin internet aracılığıyla KVK şirketinden yapıldığı belirtilmekle buna ilişkin belgelerin ilgili şirket ve suça konu kartın bağlı bulunduğu bankadan istenmesi, sanık ve müdafii tarafından sunulan belgelerin asıllarının araştırılması, katılandan işlem sonrası kargodan teslim edilen mal, evrak vs. olup olmadığının ve para iadesi yapılıp yapılmadığının sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yukarıda açıklanan kurallara uyulmaksızın eksik inceleme sonucu yetersiz gerekçe ile karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.