BİRLEŞEN DAVADA DAVACI: Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekili Avukar ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI: ... vekili Avukat ... vd.
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı-asıl davada davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar murisi ...'nun 11.06.2007 tarihinde davalı ...'nin kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalan davacılar için maddi ve manevi tazminata (davalı ... hariç) hükmedilmesini, her bir davacı için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, anne ve baba için 40.000,00 TL manevi tazminat, kardeş için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.12.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini davacı ... için 12.569,66 TL'ye, davacı ... için 26.228,83 TL'ye artırmıştır.
Birleşen davada davacı ...Ş. vekili; meydana gelen kazada sürücünün ehliyetsiz ve alkollü olduğunu belirterek kazada vefat eden yolcu ...'nun mirasçılarına ödenen 25.954,71 TL rücuen tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2009/197 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre; dava ve ıslah ile ikame edilen davaya esas olmak üzere; maddi tazminat yönünden, davacı ... için 12.569,66 TL maddi tazminatın davalılar Axa Oyak Sigorta A.Ş., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacı ... için 26.288,83 TL maddi tazminatın davalılar Axa Oyak Sigorta A.Ş., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalılar ..., ..., ... yönünden bu bedele 11.06.2007 tarihinden, diğer davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. açısından ise 31.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı ... için açılan maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat yönünden davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacı ... için açılan manevi tazminat talebinin reddine, davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/1421 Esas, 2020/4415 Karar sayılı ilamıyla; "...Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat, birleşen dava, alkol ve ehliyetsizlik nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 166. ve devamı maddeleri uyarınca, davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yütürülmekte olup her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti v.s. her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda mahkemece; asıl dava ile birleştirilen Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/217 Esas 2012/138 Karar sayılı dava dosyası yönünden olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Bu durumda mahkemece, asıl ve birleştirilen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu gibi birleştirilen 2010/217 Esas sayılı dava yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre asıl davada davacılar vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak mahkemenin emsal kararında davacının, birleşen dosya davalısı olduğu, birleşen işbu dosya davacısı aleyhine araçla ilgili tazminat davası açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği, davalı ... şirketince karar temyiz edilmiş ise de Yargıtay 17. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde davalının temyiz itirazları reddedilerek hükmün onandığı ve bu suretle kesinleştiği, anılı onama kararında aracın anahtarının davacı ve kardeşiyle birlikte yaşadığı evden habersiz şekilde ...'un arkadaşları tarafından alındığı ve bu anahtarla sigortalı aracın çalıştırılarak kazanın meydana geldiğine işaret edildiği, bu kapsamda olmakla her ne kadar mahkemenin 2010/217 Esas sayılı dosyadan davalı aleyhine rücuen tazminat talepli dava ikame edilmiş ise de kazanın gerçekleşmesinde davalı ...'nın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kusurlu olmadığının kesinleşmiş yargı kararıyla ortada olduğu, zira davalı ...'ya ait aracın anahtarının davalının evde olmadığı bir zamanda ve yatak odasından habersiz şekilde üçüncü kişilerce alınması şeklinde gerçekleşen olayda illiyet bağının kesildiği, bu suretle birleşen dosyadaki rücuen tazminat talebinin reddine dair bozma konularıyla sınırlı aşağıdaki şekilde hüküm tesis edildiği gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden; davacı ... için 12.569,66 TL maddi tazminatın davalılar Axa Oyak Sigorta A.Ş., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacı ... için 26.288,83 TL maddi tazminatın davalılar Axa Oyak Sigorta A.Ş., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalılar ..., ..., ... yönünden bu bedele 11.06.2007 tarihinden, diğer davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. açısından ise 31.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı ... için açılan maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat yönünden davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacı ... için açılan manevi tazminat talebinin reddine, davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, bozma kapsamı dışında kalan yukarıdaki hükümlerin bu suretle aynen muhafazasına, birleştirilen mahkemenin 2010/217 Esas sayılı rücuan alacak davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı-asıl davada davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmün bozma kapsamında kalan kısımları kesinleştiğinden aleyhe ve yargılama gideri hükmedilmesinin yerinde olmadığını, taleple bağlılık ilkesinin aşıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Birleşen davada davacı-asıl davada davalı ...Ş. vekili vekili temyiz dilekçesinde; aracın sürücü belgesiz ve alkollü sürücü tarafından kullanılmasına izin veren davalı sigortalı Kaniye'nin davacının ödediği miktardan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Asıl davada uyuşmazlık 11.06.2007 tarihli trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat; birleşen davada uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında ödemeye yapan davacı sigortacının alkol ve ehliyetsizlik nedeniyle sigortalısından rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 95 inci maddeleri,Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, B-4 maddesi (c) ve (d) bentleri.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, asıl davada bozma öncesi tarafların sair temyizleri incelenmediğinden kesinleşen yön bulunmadığı, birleşen davada sigortalının araç tesliminde rızasının bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı-asıl davada davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı-asıl davada davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davacılar ve asıl davada davalı ...Ş.'ye yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.