TUTUKLU
HÜKÜMLER: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 5271 Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2019/462 Esas, 2021/312 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18/02/2022 tarihli ve 2022/126 Esas, 2022/679 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
22.10.2019 tarihinde, hakkında iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'in kiraladığı 81 AAJ 083 plakalı araç ile İstanbul iline gidip uyuşturucu madde temin ederek Düzce iline getireceğine dair bilgi
üzerine, bahse konu aracın otoban gişelerinde durdurulduğu ve içerisinde sanıklar Tuğçe, Bilal ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilen sanık Ayat'ın olduğu, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada sanık ...'nin üzerinde 1 parça eroin, sanık Ayat'ın üzerinde 2 parça metamfetamin ve 1 parça eroin ele geçirildiği olayda, sanık Tuğçenin olayın sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan savunmasında üzerinde ele geçen dava konusu maddeyi eşi olan sanık ...'in satmak amacıyla aldığını ve kendisine saklaması için verdiğini, kendisinin de maddeyi göğsüne sakladığına dair beyanı, sanıklar Bilal ve Ayat'ın savunmaları, olayın oluş şekli, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nin üzerinde ele geçen maddeyi sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek ticari amaçla bulundurduğu ve naklettiği gerekçesiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine; hakkında iletişim tespiti kaydı bulunmayan sanık ...'nin soruşturma aşamasında müdafi huzurunda tespit edilen ifadesi ile üzerinde ele geçen miktar itibariyle kişisel kullanım sınırları içerisinde bulunan uyuşturucu madde dışında kendisine ve diğer sanık ...'e yüklenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin yeterli delil olmadığı aşamada ikrarıyla kendi suçunun ve diğer sanık ...'in suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği anlaşıldığından sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi hususu eleştirilip, hükümde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 21.07.2023,18.09.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmadığından eleştirilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiri hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 21.07.2023 ve 18.09.2023 havale tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18/02/2022 tarihli ve 2022/126 Esas, 2022/679 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,
"Dosya kapsamına göre, somut olayda sanık ... hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini bu hususta aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmıştır." ibaresinin çıkartılması,
Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.