Davacının borçlu olmadığının tespiti ile yersiz olarak yaşlılık aylğına konulan haciz nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle isteğin reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen ve duruşmalı olarak davacı avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı asil ... ile karşı taraf adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan asil ile Kurum avukatının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

... Endüstri ve Tic. A.Ş.’nin prim borçlarından kaynaklanan Kurum alacaklarının tahsili amacıyla yapılan takip nedeniyle, şirket yönetim kurulu üyesi olan davacının yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılması, haciz nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6183 sayılı Kanunun 54. maddesi hükmü uyarınca süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen cebren tahsil şekillerinden birisidir. Bu bağlamda borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının “ödeme emri” nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır.
Somut olayda da; dava dışı ... Endüstri ve Tic. A.Ş.’nin 2005/10,11,2006/1-6. ayları arasında ödenmeyen prim borçları nedeniyle, 6183 sayılı Yasa uyarınca 2006/10402 sayılı takip dosyasından davacı adına düzenlenmiş bir takip evrakının (ödeme emri tebliğinin) olmadığı, şirketin borçları nedeniyle davacı hakkında kesinleşen bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.