Esastan Ret

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.12.2011 tarihine kadar davalılar yanında ustabaşı olarak çalıştığını, 02.12.2011 tarihinde müvekkilinin inşaatın sahibi olan davalı ...'ın inşaatına çalışmaya gittiğini, 2 nci katta çalışmakta iken, demirleri üst kata taşıdıkları sırada yüksek gerilim hattına takıldığını, inşaat sahibinin bu konuda herhangi bir uyarıda bulunmadığını, kaza sonrası müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin Elbistan Devlet Hastanesine kaldırıldığını, kazadan dolayı sol ayak serçe parmağının kesildiğini, kolunda ve vücudunun belden aşağı kısımlarında ağır yaralar meydana geldiğini, 5 defa ameliyat geçirdiğini, şu an çalışamaz halde olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını, uyarı levhalarının bulunmadığını, davalıların müvekkiline herhangi bir maddi ve manevi yardımda bulunmadıklarını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri beyanlarında davanın reddini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından, "Davacının davasının kısmen kabulü ile
1-109.630,68 TL maddi tazminatın iş kazasının gerçekleştiği tarih olan 02.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının gerçekleştiği tarih olan 02.11.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı ... vekili özetle, davacının kaza geçirmesinde asıl sorumluluğu bulunan şahıslara herhangi bir kusur izafe edilmemesinin hakkaniyete uygun olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili özetle; istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13,16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.

Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece verilen hüküm eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmelere dayanmaktadır. Bu sebeple öncelikle dava dışı Kurum tarafından aynı olayla ilgili açılan rücuan tazminat dava dosyası celp edilmeli, davaya konu kaza ile ilgili kesinleşen ceza dava dosyası içeriği de gözetilerek, maddi olgunun doğru belirlenebilmesi olayın niteliği, davalıların, davacının ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak mevcut davaya konu olayla ilgili belirtilen dava dosyalarındaki karar ve raporlar celbedilip, olayın nasıl gerçekleştiği, davacı ile davalılar arasındaki ilişki ile tarafların kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve diğer dava dosyalarındaki kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden kusur oranlarının davacı ve her bir davalı için ayrı ayrı belirlendiği uygun bir kusur raporu alındıktan sonra, tespit edilen kusur oranına göre yeniden hesap raporu alınması gerekirse alınacak raporda davacının ilk hükmü temiz etmemesi karşısında oluşan usulü kazanılmış hak durumu gözetilerek elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde kurulan hüküm bozmayı gerektirir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.