B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık dilekçesinde; kararı istinaf etmek istediğini belirtmiştir.
1. İddianamede özetle; ...Araç Muayene İstasyonu'na getirilen aracın önceki dönem muayenesinin ...kayıtlarında gözükmemesi sebebiyle 2009 yılında yapılan muayenenin sahte olduğunun anlaşıldığı, aracı muayenesinin sanık tarafından yapıldığının anlaşıldığından bahisle cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık özetle; suçlamaları reddetmiş, araç muayenesi işlemini ismini bilmediği bir kişiye aracı vererek para karşılığında yaptırdığını savunmuştur.
3. ...tutanağında, araç muayene için getirildiğinde ruhsattaki 10/12/2009 tarihli muayeneye ilişkin bu aracın kaydına sistemlerinde rastlanmadığı belirtilmiştir.
4. Uzmanlık raporunda, motorlu araç trafik belgesinin arka yüzünde 3. sıradaki aracın muayenesi bölümünde yapışık ...hologramının sahte olarak oluşturulduğu kanısına varıldığı ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanık hakkında önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, akabinde denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinden bahisle mahkumiyet kararının açıklanmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.06.2020 tarihli ve 2018/703 Esas, 2020/3684 Karar sayılı ilamı ile kararın gerekçesiz olması, kabule göre ise suça konu belge hakkında karar verilmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmemesi gerekçeleri ile bozulduğu, bozma üzerine Mahkemece yukarda açıklandığı şekilde sanık hakkındaki mahkumiyet kararının açıklandığı, anlaşılmaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.01.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 22.11.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Gerekçeli karar başlığında 23.03.2012 şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin "10.12.2011" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/278 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.