SAYISI: 2020/739 E., 2020/887 K.
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, temyiz talebinin reddine dair ek karar
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ve temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan
zarar görmeyen ve katılan sıfatı alması mümkün olmayan Gümrük İdaresi'nin hükmü temyiz etme hakkı da bulunmadığından, temyiz isteğinin reddine dair ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B.Sanıkların Temyiz İstekleri Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 17.11.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/739 Esas, 2020/887 Karar sayılı ek kararında Gümrük idaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıkların Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/739 Esas, 2020/887 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.