İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 ... Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/277 Esas, 2019/52 ... Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 ... Kanunun 223 ünü maddesinin üçüncü fıkrasının d bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/416 Esas, 2019/2062 ... Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.03.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1.Sanığın eşi hakkındaki dosyanın birlikte görülmesi, mümkün değilse bir örneğinin bu dosyaya alınması,
2. Eksik inceleme ile karar verildiği (bank ... kayıtlarınn araştırılması gerektiğine),
3.Sanığın hataya düştüğü gerekçesi ile cezalandırılmasına yer olmadığına karar verilemeyeceği, şartlar oluşması halinde sanık hakkında TCK 'nun 221/4-2 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği, sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesine,
4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde kolluk birimine gönüllü teslim olduğu kabul edilerek yargılamanın tüm aşamalarında etkin pişmanlıkta kapsamında beyanlarda bulunan sanık hakkında TCK 221/4-1.cümle maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/416 Esas, 2019/2062 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki "CMK'nun 223/3-d maddesi gereğince kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşmesi sebebiyle" ibareleri çıkartılması, yine "CMK nun 223/3-d" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 ... TCK'nın 221/4-1.cümle" ibaresinin yazılması suretiyle ve hükmün birinci paragrafından sonra gelmek üzere “sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.