Mahkumiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/06/2017 tarihli ve 2016/389 Esas, 2017/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası,51 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/06/2017 tarihli ve 2016/389 Esas,2017/505 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2018/5193 Esas, 2020/2768 Karar sayılı ilâmı ile " ....... dosya içeriğine göre; sanığa hükmolunan 2 yıl 11 ay hapis cezasının 2 yılın üzerinde olması sebebiyle, sanığın yaşı da dikkate alındığında, sanık hakkında TCK'nın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığının gözetilmemesi; " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07/04/2021 tarihli ve 2020/64 Esas, 2021/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.04.2022 tarihli ve 2022/39313 sayılı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi;
Ceza miktarına ve sair nedenlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü

1. Katılan ile maktulenin karı koca oldukları, suç tarihinde araçlarıyla Bademlik Yolu Caddesi Bademlik Mahallesi 109/10 Keçiören adresindeki evlerine geldikleri, katılan aracı park ettiği sırada maktulenin eve gitmek üzere araçtan indiği, evin önünde bulunan Bademlik Yolu Caddesine çıkacağı sırada yol üzerinde süratli bir şekilde seyreden sanığın kullanımındaki aracın yol kenarında iken maktule çarparak olay yerinden kaçtığı, maktulenin hastaneye kaldırıldığı, ancak kurtarılamayarak vefat ettiği anlaşılmıştır.

2.Yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda sanığın aracının hızını, yol, hava ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, hızlı seyrettiği, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile kazaya sebebiyet verdiği kanaatiyle kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A. Katılan vekilinin ceza miktarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmamış olup katılanlar vekilinin ceza miktarına ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.

B. Katılan vekilinin diğer nedenlere dair temyiz istemi ve sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07/04/2021 tarihli ve 2020/64 Esas,2021/608 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.