Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2020/897 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 10.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.08.2022 tarihli ve 2021/20679 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113324 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113324 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca uygulanan 10 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1/4 oranında yapılan indirim neticesinde, 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hesap hatası yapılarak 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 28.10.2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2010 tarihli ve 2010/7131 Soruşturma, 2010/4858 Esas, 2010/2831 sayılı iddianamesi ile Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.10.2011 tarihli ve 2010/351 Esas, 2011/1287 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 23.12.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine dosyası kapatılarak 06.06.2012 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
D. Ankara 11.Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2013 tarihli ve 2012/1445 Esas, 2013/888 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci
maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 25.06.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 28.07.2017 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/655 Esas, 2019/1097 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
F. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/1474 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
G. Bozmadan sonra, basit yargılama usulü uygulanarak Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.01.2021 tarihli ve 2020/897 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 10.03.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
H. Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca belirlenen 10 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında yapılan indirim sonucunda, "7 ay 15 gün hapis" cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hesap hatası yapılarak "8 ay hapis" cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
I. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2020/897 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının 3 üncü bendinde yer alan "8 AY HAPİS CEZASI" ibaresinin çıkarılarak yerine "7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI" ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.