Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2020/1106 Esas, 2021/1669 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.08.2022 tarihli ve 2022/12982 sayılı evrakı ile kanun yararına

bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113360 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113360 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklindeki düzenlemelere nazaran, tekerrüre esas alınan İskilip Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2012/136 Esas, 2012/198 Karar sayılı 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin kararının kesinleşme tarihinin 02.06.2014, infaz edildiği tarihin 26.03.2017 olduğu, Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli kararına konu suçun tekerrüre esas alınan kararın infaz edildiği tarihten 3 yıl geçtikten sonra 01.11.2020 tarihinde işlenmesi sebebiyle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 03.10.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2020 tarihli ve 2020/33985 Soruşturma, 2020/10343 Esas, 2020/7457 sayılı iddianamesi ile Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

B. Yine şüpheli hakkında, 01.11.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2021 tarihli ve 2021/95876 Soruşturma, 2021/32952 Esas, 2021/24153 sayılı iddianamesi ile Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, daha önce Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/637 Esas, 2021/479 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1106 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,

C. Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.11.2021 tarihli ve 2020/1106 Esas, 2021/1669 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklindeki düzenlemelere göre, tekerrüre esas alınan İskilip Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2012/136 Esas, 2012/198 Karar sayılı 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin kararının kesinleşme tarihinin 02.06.2014, infaz edildiği tarihin 26.03.2017 olduğu, Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli kararına konu suçun tekerrüre esas alınan kararın infaz edildiği tarihten 3 yıl geçtikten sonra 03.10.2020 ve 01.11.2020 tarihinde işlenmesi nedeniyle, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında bu ilam nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d)
bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi gerekmekle birlikte, sanığın adli sicil kaydında çok sayıda mahkûmiyet ilâmının bulunduğu, hakkında içtima kararları verilmiş olabileceği, infaz edilmiş olan ilâmların infaz tarihlerinin mahkemece araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinin yerinde olacağı düşünülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Samsun 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2020/1106 Esas, 2021/1669 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.