Esastan ret
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların çocuğu olan ...’ın 01.02.2015 tarihinde vefat ettiğini, vefatı sonrasında davalı ... tarafından davacılara ödemesi yapılan destekten yoksun kalma tazminatının müteveffa ...'ın mirasçıları sıfatıyla bu ... davacılara rücu edilmesi için müvekkilleri aleyhine Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2018/20672 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin takibe itirazı sonrasında Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/54 E. sayılı dosyası ile ... tarafından açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, 21.295,20 TL asıl alacak ile 11,20 TL işlemiş faiz toplamı 21.306,40 TL yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verildiğini, miras bırakanın tereke kapsamındaki pasiflerinin aktiflerden fazla olması durumunda ödemeden aczinden söz edileceğini, murisin ölüm tarihi itibariyle pasifinin aktifinden çok olduğunu belirterek terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın reddine ilişkin taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün 2018/20672 E. sayılı icra dosyasındaki takibinin davacılar yönünden mirasçı sıfatı ile başlatılmadığını, borçluların icra dosyasındaki bu borçtan bizzat sorumlu olduklarını, muris ... ile bağlantısının bulunmadığını, murisin terekesinin borca batık olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan tahkikat neticesinde murisin mal varlığının bulunmadığı, terekesinin borca batık olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıların muris ...'ın mirası borca batık olduğundan hükmen reddettiklerinin tespitine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacıların terekenin borca batık olduğuna dayanak yaptığı Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün 2018/20672 E. sayılı dosya borçlusunun davacılar olduğunu, muris ... olmadığını, mahkemece güvence hesabının davacılara rücu edebileceğinin kabul edildiğini, Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün 2018/20672 E. sayılı dosyası ile Güvence hesabının davacılara rücu edebileceği kabul edilir ise bu icra dosyasının murisin terekesinde olmasının gerektiğini ve bu nedenle terekenin borca batık olduğundan söz edilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisi ...’ın 01.02.2015 tarihinde öldüğü, ölüm tarihi itibariyle terekesinin tespiti için İlk Derece Mahkemesince yazılan müzekkere cevaplarına göre, murisin aktifinde yer alacak her hangi bir mal varlığının olmadığı, bankalardan yapılan araştırmada murisin terekesinin aktifinde yer alması gereken bir meblağ bulunmadığı, buna karşın Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2018/20672 E. sayılı dosyasında murisin yaptığı kazada mirasçılarına yapılan ödemenin rücuen istenmesinden kaynaklı borcu olduğu, murisin terekesinin borca batık olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605 ... maddesinin 2 nci fıkrası.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.