...
İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanundan (6292 sayılı Kanun) kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.11.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı vekilinin katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1. ... Mahallesi çalışma alanında 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 458 ada 2 parsel sayılı 939,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ''3303 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 1999 tarihinden önce olmak üzere ... oğlu ...'in kullanımında bulunduğu, krokisinde (A) harfi ile gösterilen bir katlı kargir bine ve (B) harfi ile gösterilen iki katlı kargir bina ... oğlu ...'e aittir. ... oğlu ... ölüdür" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla, davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare davaya konu pay satın alma nedeniyle 10.01.2020 tarihinde davalı ... adına tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve satın alma nedenine dayanarak davalı ...'in tapu kaydındaki payının iptali ile davacı adına tescili istemi ile 19.08.2020 tarihinde dava açmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde, harca esas değerin eksik gösterildiğini, müvekkili ile davacı arasında dava dilekçesinde belirtildiği gibi bir satış vaadi söz konusu olmadığını, dava konusu yerin müvekkiline murislerinden kaldığınu, tapuların tüm mirasçılar adına usulüne uygun şekilde düzenlendiğini, davacı adına da hissesi oranında tapusu verildiğini, davacının Trabzon'daki yerlere karşılık dava konusu yerdeki hakkından vazgeçmiş olması beyanı karşısında davacının payı oranında tapusunu almasının tamamen çelişkili olduğunu, taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığını, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu anlaşmanın Trabzon'da bulunan taşınmazlara ilişkin olarak yapıldığını müvekkilinin para karşılığı Trabzondaki hisselerini davacıya devrettiğini, bunun haricinde davacı ile başka bir anlaşma yapılmadığını, davacının kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "tarafların kardeşleri ve kuzeni olan tanıkların beyanları doğrultusunda davacı ile davalı kardeşlerin aralarında davalının dava konusu taşınmazdaki hissesini davacıya para karşılığında devredeceği hususlarında sözlü olarak anlaşmaya vardıkları, bu sözleşme kapsamında sonrasında kararlaştırılan bedelin tamamının davacı tarafından davalıya ödendiği ve karşılıklı borç doğuran sözleşme gereği davacının borcunu ifa ettiği mahkememizce anlaşıldığından davanın kabulüne dava konusu ... ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki davalı ...’in 6263/31316 hissesinin güncel tapu kaydının iptali ile; taşınmazındaki iptal edilen söz konusu 6263/31316 hissenin davacı ...’in halihazırda bulunan 1331/7829 hissesine eklenerek tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir devir sözleşmesi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde dava konusu yerlere karşılık tüm mirasçıların Trabzon'daki taşınmazları davacıya devrettiğini, davacının da dava konusu yerleri diğer mirasçılara bırakacağı yönünde anlaşıldığı belirtildiğini, daha sonrasında davacının dava konusu yeri müvekkilinden 27.500 TL karşılığı satın aldığı ancak devir işlemi yapılmadığı belirtildiğini, dava konusu yerin müvekkiline murislerinden kaldığını, tapuların tüm mirasçılar adına usulüne uygun şekilde düzenlendiğini, davacı adına da hissesi oranında tapusu verildiğini, davacının Trabzon'daki yerlere karşılık dava konusu yerdeki hakkından vazgeçmiş olması beyanı karşısında davacının payı oranında tapusunu alması tamamen çelişkili olduğunu, taraflar arasında böyle bir anlaşma olmuş olsa idi davacının dava konusu yerde hissesinin olmaması gerektiğini, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu anlaşmanın Trabzon'da bulunan taşınmazlara ilişkin olarak yapılmış olup, müvekkilinin para karşılığı Trabzon'daki hisselerini davacıya devrettiğini, bunun haricinde davacı ile başka bir anlaşma yapılmadığını, davacının dava dilekçesinde toplantı yapılıp anlaşıldığını beyan ettiğine ilişkin olay 2007 yılında gerçekleşmiş olup, tüm mirasçılar bu görüşmeye çağırılmamış olması sebebiyle pay bölünmesi konusunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, taraflar arasında davaya konu taşınmaz için herhangi bir sözleşme yapılmadığını beyanla birlikte Trabzon için yapılan sözleşme 2007 yılında yapılmış olup, o tarihten bu yana başkaca sözleşme yapılmadığını, yapılmış olsaydı dahi hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresinin geçmiş olacağını, dava konusu yerin bedeli 27.500 TL'den daha yüksektir ve bu hususta davacının ileri sürdüğü olayların gerçek olmadığının göstergesi olduğunu, davacının kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacının dava konusu yerde miras payı oranında hissesi bulunduğunu ve bu durumun açıkça taraflar arasında dava konusu olacak şekilde sözleşme yapılmadığının göstergesi olduğunu, davacının Trabzon'daki yerlere karşılık dava konusu yerdeki hakkından vazgeçmiş olması beyanı karşısında davacının payı oranında tapusunu alması tamamen çelişkili olduğunu, taraflar arasında böyle bir anlaşma olmuş olsa idi davacının dava konusu yerde hissesinin olmaması gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazinenin dava tarihinden önce taşınmazı, 3303 sayılı yasanın Ek1.maddesi uyarınca satarak taşınmazın 3303 Sayılı Yasa hükümlerine istinaden kullanıcı ... mirasçıları adına tapuya tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden satın alma nedeniyle kayden malik olan mirasçı davalı ...'e karşı tapu iptali davası açmasının mümkün olmadığı gibi 6292 Sayılı Yasa gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali istemiyle açılan davanın dinlenme olanağını da bulunmadığı göz önünde bulundurularak davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, yeniden esas hakkında karar vermenin öncelikli sonucu olarak ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak istinaf konusu edilmeyerek kesinleşen hususlar aynen muhafaza edilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Zonguldak 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.06.2021 gün ve 2020/183 Esas 2021/148 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; miras yoluyla gelen hak, taksim ve hisse satın alma ile davacıya intikal ettiğini, satın alma bedelinin ödendiğini, davalı tarafın payını devretmediğini, hukuki ihtilafın hatalı değerlendirilerek Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3303 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinde belirtildiği üzere, dava konusu taşınmazın 14.11.1999 tarihi itibariyle davacının kullanımında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3303 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.