İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, katılanlar vekilinin temyiz isteminin süresinden sonra olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/270 Esas, 2021/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/62 Esas, 2022/2153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri sanığın cezai ehliyetine, kasten öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına, eylemini taksirle işlediği kabul edilerek asgarî hadden ceza verilmesi gerektiğine, haksız tahrik ve takdîri indirim oranlarına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve maktulün arkadaş oldukları, 2020 yılı mart ayı içerisinde maktulün kızı ...’nün sanığa babası ile sanığın eşi tanık ...’nin aralarında duygusal bir ilişki olduğunu söyleyen mesajlar attığı, sanığın da eşinin telefonunda; ‘’Yenge biz hata yaptık!’’ şeklinde mesajlar gördüğü, sanığın olay günü alkol aldıktan sonra çift kırma diye tabir edilen av tüfeği ile maktulün çalıştığı iş yerine gittiği, öğle saatleri olması nedeniyle maktulün mutfakta olacağını bilerek mutfağa doğru yöneldiği ve yemek masasında oturan maktule elinde bulunan av tüfeğini yönelterek bir el ateş ettiği, sanığın eylemi neticesinde maktulün hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın, katılanların ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya arasına alınmıştır. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri raporu, maktul hakkında Kırşehir Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 25.09.2020 tarihli otopsi raporu, sanığın cezai ehliyetinin belirlenmesi için aldırılan Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adlî Tıp Birinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 26.07.2022 tarihli rapor, olaya ilişkin görüntüleri içeren CD ve bunun incelemesi sonucu oluşturulan 16.09.2020 tarihli tutanak dosya kapsamında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin tanıkların beyanları, maktul hakkında düzenlenen otopsi raporu ile olaya ilişkin görüntüleri içeren CD ve bunun incelemesi sonucu oluşturulan 16.09.2020 tarihli tutanakla saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın cezai ehliyetine ilişkin hükme esas alınan adlî tıp raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle belirlenen oranda uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Katılan vekilinin 07.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre geçtikten sonra 25.10.2022 tarihinde temyiz dilekçesi sunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.10.2022 tarihli ve 2022/62 Esas, 2022/2153 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.